Turkcell Süper Lig'de 14. hafta geride kalırken, gündemdeki TFF Genel kurulu krizini ve futbolun gündemini ERCAN TANER sordu, ŞANSAL BÜYÜKA bütün içtenliğiyle futbolun gündemini yorumladı.
İşte bu hafta "Şansal Büyüka ile Dobra Dobra" programındaki önemli açıklamalar
ERCAN TANER: TFF seçimleri sürecine hızlı adımlarla gidiyor. Melih Gökçek'in de ilginç açıklamaları var... Üyelerin %40'ının dilekçeyle başvurması halinde seçim yapılabiliyor. Kanunun bu şekilde kullanılması bir kaos yaratmaz mı? Her isteyenin yeni bir Genel Kurul istemesinin önünü açmaz mı?
ŞANSAL BÜYÜKA: Yasa TFF Genel Kurulu'nun seçime çağrılmasının şartlarını belirlemiş. Birincisi sorumlu Bakan çağırabilir. İkincisi delegelerin yüzde 40'ının imzasıyla çağrılabilir. Üçüncüsü ise mevcut, iş başındaki Federasyonun çağrısıyla olabilir. Nitekim son genel kurulu, Levent Bıçakçı başkanlığındaki TFF yönetiminin kendisi yapmıştı ve o seçimde Haluk Ulusoy federasyonu iş başına geldi. Yasal prosedür bu.
Şimdi ise Haluk Ulusoy muhalifleri imza toplamaya başladılar. 30 Kasım tarihini, yeterli imzayı toplamak için son tarih olarak belirlemişler ve gerekli çoğunluğu da aşan 100 imzanın üzerinde bir rakama ulaşarak bunu gerçekleştireceklerini belirtiyorlar. Burada küçük bir sorun var ki kavram karmaşası yaratıyor; deniliyor ki 'Delegasyon imzaları toplar ama seçim maddesinin konulması daha sonra gerçekleşir'. Toplanan imzalara seçim maddesi de eklenerek, 89-90 imza toplanır ve TFF'ye teslim edilirse, Teslim tarihinden sonra en geç 60 gün içerisinde seçimli genel kurulu toplamak zorundadır. Üstelik toplanan imzalarda seçim maddesi olduğu için seçimli olarak toplamak zorundadır. Bunun dışında bir gündem oluşturamazsınız. Genel Kurul esnasında Başkanlık divanı toplanıp, genel kurul çoğunluğunu da sağlayarak, yeni bir önergeyle 'seçim istemiyoruz' denirse iptal imkanı var. Bunun dışındaki durumlarda seçim zorunlu durum.
"SULAR GİTTİKÇE ISINIYOR"
ERCAN TANER: Peki deniliyor ki seçimli genel kurul çağrısı yapılsın...
ŞANSAL BÜYÜKA: Sular gittikçe ısınıyor. Mücadelede hava ısınıyor ve futbol kamuoyu kendisini buna hazırlamalı. Bunları daha çok konuşacağız
ERCAN TANER: Artık bu bir futbol mücadelesinden ziyade, siyasi mücadele haline gelmiş midir? Bence gelmiştir bu açıkça ortaya çıkıyor. Bu işin sonu ne olacak? Bir süre sonra dilekçeler yeniden yazılmayacak mı?
"SİYASETİN ETKİSİ YOK DERSEK BİZE GÜLERLER"
ŞANSAL BÜYÜKA: Biz burada siyasetin bu işle ilgisi yok desek bize gülerler. Siyasetin bir dayatması var bunu kabul etmeliyiz. Özellikle hükümet yanlısı belediyelerin hakim olduğu iller ister istemez bu dilekçelere imzalarını atacaklar. Yani Haluk Ulusoy aleyhine imza atacaklar. Melih Gökçek gibi sağlam duran birisi bile, 'Sayın Başbakan'la konuşurum. Bana bununla ilgili bir talimat verirse, gidip Haluk Başkan'a durumu anlatır, siyaseten yapmam gerekeni yaparım' diyor. Sonuçta hiyerarşik düzen içerisinde, politik olarak yapmaları gerektiğini yapıyorlar ama ben Başbakanın bu işin içerisinde doğrudan yer aldığına inanmıyorum. Beğenen de olur beğenmeyen de ama güçlü ve kafasına bir şey koyduğunda yapan bir başbakanımız var.Eğer Başbakan bu işi gerçekten arzu ediyorsa kendi partisinden olan ve Haluk Ulusoy'un yanında olan başkanlara doğrudan müdahale etmesi gerekir ki geçen sefer bunu yapmadı. Unutulmamalı ki Nuri Albayrak ve Melih Başkan geçen seçimde Ulusoy'un kazanması için çok ciddi çabaladılar. Bu iki başkanın etki güçleri, etki alanları geniş bunu kabul etmek lazım. Unutulmamalı ki Melih Başkan delege olmasa bile bir genel kurulun yönünü değiştirebilecek etki alanına sahip. Ancak bu sefer siyasi iradeyi daha kararlı, daha organize görüyorum ve Haluk Ulusoy seçimlere girerse geçen seferkiler kadar rahat olacağını düşünmüyorum. Bu sefer Haluk Ulusoy'u seçim konusunda ciddi sıkıntıların beklediğini düşünüyorum çünkü gelişmelere baktığımda seçimli genel kurul için gerekli olan bu imzaların toplanacağını düşünüyorum.
"BAŞBAKANIN %100 BU İŞİN İÇİNDE OLDUĞUNA İNANMIYORUM"
ERCAN TANER: Başbakan'ın parti grup toplantısında 'Bir belediye başkanı arkadaşımız bizi üzdü' dediği Melih Gökçek değil miydi?
ŞANSAL BÜYÜKA: Başbakanın bunu grup toplantısında söylediği belirtiliyor ama ben çok net duymadım bunu. Sayın Başbakanın Melih Gökçek'e tavrı olsa dolaylı yollardan gideceğine, doğrudan kendisine söylemez mi? Ben yine de Başbakanın yüzde yüz bu işin içinde olduğuna inanmıyorum. Eğer işin içinde olsaydı bu işi çoktan bitirirdi.
"BAKAN DOĞRU HAMLELER YAPIYOR"
ERCAN TANER: Spordan sorumlu devlet bakanı Mehmet Ali Şahin şu ana kadar TFF'yi olağanüstü kongreye çağırma imkanı olmasına rağmen bunu yapmadı. Acaba Yunanistan'ın FIFA ile yaşadığı krizin bir benzerine sebebiyet vermemek için olabilir mi?
ŞANSAL BÜYÜKA: Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin bana göre belki de hukukçu olmanın avantajıyla prosedür konusunda çok ciddi ve doğru hamleler yapıyor. Yetkisi olmasına rağmen bu işi ürünün, malın sahibi yapsın istiyor ve kendisine yakışanı yapıyor. Kaldı ki yasaya dayanarak genel kurulu çağırsa UEFA ve FIFA'nın birşey söylemeye hakkı yok çünkü yapatığı işlemde yasaya dayanıyor.
"EFSANENİN İŞİ ZOR!"
ERCAN TANER: Genel Kurula ilişkin harekete geçilen maddeyi biliyorsunuz. Bu maddenin biraz tehlikeli olduğunu kabul ediyor musunuz?
ŞANSAL BÜYÜKA: '2 Ay sonra 115 kişinin canı sıkıldı yeniden seçim mi olacak', '3 ayda bir seçim mi olacak?' diye düşünülmesi mümkün ama bu işin olmasını çok mümkün görmüyorum. Bu işi yapmak kolay değil çünkü. Bu işte çok ciddi bir siyasi irade olmasa bu imzaların yine toplanacağına inanmıyorum. Ağırlığını koyan belediyelerin finanse ettiği kulüpler olmasa yine zor. Siyasi iradenin çok ciddi katkısı ve isteği var. Bursaspor başkanı Levent Kızıl'ın 'Kulübe çok ciddi destek veren Bursa Belediyesi'ni yok sayamayız göz ardı edemeyiz' açıklamasını örnek gösterebiliriz. Bursa örneğini Türkiye'nin pek çok yeri için de düşünebilisin. Turkcell Süper Lig'i bırak, 2. ve 3. ligde belediye desteğiyle yaşayan ne kadar çok kulüp var. Gerçi 2. lig ve 3. lig kulüplerinde Haluk Ulusoy'un çok ciddi desteği var ama o kulüpler de belediyeleri göz ardı edebilecek durumda değiller. Bütün bunları düşündüğümüzde, Ben Haluk başkan için "Yerleşişi ve duruşuyla Türk futbolunda efsane oldu" dediğim de kimi dostlar alındılar ama bu sefer "Efsanenin işi zor". Bu seçimi kaybedebilir. Haluk Ulusoy'un da boş durmadığına, ciddi bir direniş içerisinde olduğuna inanıyorum.
"ULUSOY MEDYA DESTEĞİNİ KAYBETTİ!"
Geçen seçimde Türk spor basını bugüne kadar rastlanmayan bir şıklı sergiledi. Özerklik ve dayanışma adına bir araya geldi, atlatma haber kaygısından bir süreliğine vazgeçti ve 'Özerkliğe müdahele edilmesin' söylemiyle duyarlı davranarak Haluk Ulusoy'a destek verdi. Aslında bu Haluk Ulusoy'un şahsına verilen bir destek değildi. Özerklik ve demokrasi adına verilen bir destekti. Şimdi burada da benzeri bir durum yok mu dersen, bu kez durum farklı olabilir.
Geçen seçimde, özellikle Serdar Güzelaydın'ın kişisel çabalarıyla medya Haluk Ulusoy'un etrafında örgütlendi ve Haluk Ulusoy'un kampanyası bütün köşelerde yer buldu. Bugün ise Ulusoy'un etrafında böyle bir medya kenetlenmesi görmüyorum. En azından Güzelaydın artık Haluk Ulusoy'un yanında değil. Gerçi o zaman da tam olarak yanında değildi ama "Özerklik ve demokrasi" söylemi medyada yansımasını buldu. Haluk Başkan'ın, bu sefer de çok ciddi delegasyonu olmasına rağmen, medya gücünün geçen seçime göre daha az olduğunu düşünüyorum.
"BU İFADEYİ KULLANMAK İSTEMİYORUM AMA KAN DAVASINA DÖNMÜŞ DURUMDA"
ERCAN TANER: Federasyona baktığımızda, siyasi iktidar her el attığı alanda kendi adayların seçtirdi ama TFF seçimlerinde medyanın ifadesiyle 'Gol yedi'. Şimdi beraberlik hatta öne geçme golünü atma uğraşı durumu ortaya çıkmıyor mu
ŞANSAL BÜYÜKA: Bu yaşananlara uğraşı dersek hafif kalır. Bu mesele neredeyse "kan davası"na dönmüş durumda. Bu ifadeyi çok kullanmak istemiyorum ama geçen maçın mağlubu bu kez favori gibi duruyor. Haluk Ulusoy ekibinin ekibinin seçim uzamanlığına, camiadaki köklü duruşuna rağmen, rövanş şansını Haluk Ulusoy'un rakiplerinde görüyorum.
"MELİH GÖKÇEK ASLA ADAYLIĞINI KOYMAZ"
ERCAN TANER: Federasyon başkanlığına aday olacak isimler var; Şenes Erzik, Hamdi Akın, geçtiğimiz kongrede aday olan Ayhan Bermek ya da herkesin üzerinde mutabakata varacağı bir başka isim. Melih Gökçek'in ismi bile konuşuldu.
ŞANSAL BÜYÜKA: Melih Başkanla ben konuştum, konuşmasam bile adımı nasıl biliyorsam fikirlerinin öyle olduğuna da eminim ki; Melih Başkan Türk siyasetinin gelmiş geçmiş en akıllı, zekası doruktaki yöneticilerinden birisi. Melih Gökçek adına daha üst görevler konuşulurken, Melih Gökçek dönüp bu TFF başkanı olmaz. Haluk Başkan bir jest yapmış olabilir çünkü Melih Gökçek'in Haluk Ulusoy'a ciddi katkıları oldu. Haluk Ulusoy da duygusal nedenlerle Melih Gökçek'e böyle bir jest yapmış olabilir ama asla Melih Gökçek TFF başkanı olmaz. Adaylığını da koymaz bunu unutalım.
"HALUK ULUSOY ADAYLIĞINI KOYARSA HER ZAMAN SEÇİLME ŞANSINA SAHİPTİR"
Unutulan bir şey var; Haluk Ulusoy her şartta bence yeniden aday olur. '3. Dönemini doldurduğu için seçime giremez' denilebilir ancak o da tartışmaya açık bir durum. Kağıt üzerinde 3. dönemini tamamlamamış olması nedeniyle, bence bu seçimde adaylığını koyabilir. Haluk Ulusoy'un adaylığını koyduğu her yerde, her zaman seçilme şansı vardır. Ben her ne kadar ilk maçı kaybeden takım favori desem de, Haluk Ulusoy'un rakipleri için güçlü desek de daha önceden kurduğu ilişkiler dolayısıyla her zaman favori olmaya adaydır ve rakiplerini her zaman zorlar.
"HAMDİ AKIN'IN İŞLERİ ÇOK YOĞUN"
Hamdi Akın çok başarılı ve çok yoğun bir iş adamı. Hamdi Akın'la da konuştum Newcastle maçı dönüşünde. İşlerinin çok yoğun olduğunu belirtti. Bu işi yapamayacağını söyledi. Hakkındaki iddialarında Hamdi Akın'ın başkanlığını etkileyeceğini düşünmüyorum.
"KEŞKE AYHAN BERMEK GİBİ İNSAN TFF BAŞKANI OLABİLSE"
Ayhan Bermek, Türk futbolunun gürültü patırtısı içerisinde yazık olan insanlardan birisi. Ayhan Bermek'in hayatına, futbol adamlığına, temizliğine ve kişiliğine hiç bir şey söylenemez. Ayhan Bermek iyi bir Fenerbahçelidir ama en iyi dostları Galatasaraylıdır. Beşiktaş'ın maçlarına gider. Boş kalan tribünler önünde oynanan Milli maçlarda en önce yer aldı. Milli duyguyu tribünlere taşımak için yapmadığı kalmamış bir insan. milli takım sorumluluğu yaptı. Maçları bedava yaptı. Keşke Ayhan Bermek gibi insan TFF başkanı olabilse ama 2 seçimdir kaybediyor ve taban desteği alma konusunda iyi bir çalışma yapması gerekir. Tabii ki seçim sürecinde konjonktür nasıl değişir bunların hesabını da iyi yapmak lazım. Geçen seçimde Ayhan Bermek'i destekleyen Hasan Doğan'ın şu ana kadar Bermek'e bir desteği yok ki kendisi siyasetin futbola yakın ismi gibi görünüyor. Ayhan Bermek bu federasyon için çok iyi bir isim olabilir ama Türk futbolunun gürültüsü patırtısı içerisinde 2 golü de Ayhan Bermek yedi diye düşünüyorum. Kendisini TFF başkanlığına layık buluyorum.
"HALUK ULUSOY SEÇİME GİRMEZSE ŞENES ERZİK GİREBİLİR"
Şenes Erzik'in olağanüstü bir FIFA ve UEFA tecrübesi ve terbiyesi var. Aslında Türk futbolunun her türlü lekeden arınması için kırk yıl kırmızı mumula adam arasanız ikici bir Şenes Erzik bulamazsınız. Benim hissettiğim kadarıyla da, Ulusoy'a karşı Erzik'i aday çıkarmak konusunda muhalif grupta bir yönelim var ancak Erzik diplomat bir insan olduğu için, demokratik geleneklere saygı duyduğu için pek seçimden yana değil.
Öte yandan Şenez Erzik'in FIFA için Platini ve Johansson arasında kritik bir tercihi olacak ve TFF de bu konuda kulis çalışması yapıyor. kim görevde olsa yapar sonuçta ulusal bir ismimiz oradaki. Bence Şenes Erzik, Haluk Ulusoy görevi bırakmadan bu göreve talip olmaz. Haluk Ulusoy görevi bırakır ve seçime girmezse, Şenes Erzik seçimr girer diye düşünüyorum. Zaman zaman görüşmemize rağmen bu konularda ketum insandır tam fikrini bilemiyorum ama Haluk Ulusoy aday olmazsa, kim aday olursa olsun Erzik işaret aldığı taktirde seçime girebilir. Benim fikrim bu.
"SÜRPRİZ ADAYLAR DA ÇIKABİLİR"
Daha sürpriz adamlar da çıkabilir bu seçim olursa - ki olacak gibi de görünüyor - seçim sürecine henüz zaman var sürpriz adaylar olacaktır ama biz görünenler üzerinden bir değerlendirme yaptık. görünen adaylar üzerinde durum bunlardan ibaret.
ERCAN TANER: Başbakana çok yakın bir isim olan Hasan Doğan'ın seçimlerdeki etkinliği bu seçimde de devam eder mi sizce? Bir işaret eden mi olacak?
ŞANSAL BÜYÜKA: Bu işin en kritik yeri orası aslında; Hasan Doğan'a ciddi muhalefet eden de var, destek veren de var. Hasan Doğan'ın başbakanın çok yakınında olduğunu söyleyenler de var, bunun yanlış olduğunu söyleyenler de var amabir fotograf var ortada gördüğümüz. Baktığınızda bütün davetlerde birlikteler. Bu da demek ki yakınlar. Başbakanın futbola yakın bir isim olduğunu da biliyoruz. Bunu mutlaka konuşuyorlardır ama ben bu meselede Hasan Doğan'ın çok yönlendirici, başbakanın bu işin doğrudan içinde olduğunu düşünmüyorum ama Melih Gökçek ekibinin iddiası, sayın Başbakan'ın 'İstediğinizi yapın ama doğru dürüst bu işi yapın' dediği ve herhangi bir ismi de işaret etmediği belirtiliyor. Hasan Doğan'ın ciddi bir güç olduğu aşikar. siyasetten aldığı ciddi güç ve ciddi miktarda yandaşı var. Haluk Ulusoy'a karşı çıkacak adaylar arasında Hasan Doğan en önemli isim ya da bu adayı seçici olacaklar içerisinde birinci sırada yer alan isim olacak ama örneğin Ayhan Bermek'in kaybettiği son seçimde Ayhan Bermek'e inisiyatif tanımayarak yanlış yaptı. Seçilecek Federasyon başkanına sipariş bir liste vermek yanlış. Ekip konusunda inisiyatif Ayhan Bermek'te olmalıydı.
"ŞENES ERZİK KİMSEYİ İŞİNE KARIŞTIRMAZ"
Şenes Erzik aday olacaksa peşinen söyleyelim, Şenes Erzik kendi işine kimseyi karıştırmaz. Hatır gönül için olursa belki gerekebilir diye bir iki adam alır ama 3. adamı Şenes Erzik'e empoze edemezler. Ayhan Bermek aday olacaksa, geçen seçimden dili yandı, ortamı ve şartları ayarlayabilirse eğer tepeden tırnağa kendi kadrolarını yapar.
Hamdi Akın açıkçası akıllı bir iş adamı. Seçime girerse mutlaka kendi tercihleri olacaktır.
Şenes Erzik dışındaki adaylarda Hasan Doğan ekibinin içeriye aday empoze edeceklerini düşünüyorum ve yanlış buluyorum.
ERCAN TANER: Geçen seçimden gelen Melih Gökçek-Hasan Doğan çelişkisi bu seçime yansır mı?
ŞANSAL BÜYÜKA: Melih Gökçek ne diyor? 'Hasan Doğan'a ciddi olarak karşıyım' diyor ve nedenlerini de sıralıyor. Melih Gökçek'in Hasan Doğan'a ciddi karşıtlığı olduğunu biliyoruz ve nedenlerini de açıkladı ki ben bu konuda katılıyorum. Kendisi yaptığımız görüşmede, Başbakan'dan gelecek bir direktife, işarete siyasi terbiyesi, siyasi prosedür itibariyle uyacağını açıkladı. 'Gönül olarak katılmam ama siyaseten katılırım' diyor. Demek ki burada bir seçim olacaksa, Melih Başkanın da, AKP'li diğer belediye başkanlarının da çok fazla bir direnme şansı kalmıyor.
"CANAYDIN BAŞKANLIĞA DEVAM EDER"
ERCAN TANER: Geçen hafta yapılan Kulüpler Birliği toplantısında yapılan oylamada eşitlik oldu, oylama gitti-geldi denildi. Pek çok istihbarat aldık. Özhan Canaydın sizce Kulüpler Birliği başkanlığına devam edecek mi?
ŞANSAL BÜYÜKA: Yaşımız ilerlemesine rağmen genç bir muhabir gibi istihbarat yaptım. Perşembe günü Kulüpler Birliği'nde başkanlık seçimi ve 'Fenerbahçe kalsın mı-gitsin mi?' oylaması var. Başkanlık seçiminin bu geçen hafta yapılan oylamayla alakası yok onu baştan söyleyelim. Başkanın görev süresi bittiği için olağan bir seçim olacak.
Ben Perşembe günü Kulüpler Birliği toplantısından Özhan Canaydın'ın yeniden başkan olarak çıkacağını düşünüyorum ve yanılacağımı da sanmıyorum. Nedenlerini birazdan açıklayacağım. Kulüpler Birliği'nin son yapılan toplantısından sonra, Özhan Canaydın Başkan'a, özellikle iktidar kazadından ciddi bir tepki olduğunu öğrendim. Haluk Ulusoy'a karşı tavır alanlar, Özhan Başkanın net bir tavır koymamamasından rahatsızlar. Hatta Kulüpler Birliği toplantısından bir gece önce de Haluk Ulusoy'un evine gitmesinden çok şikayetçiler. 'Kulüpler Birliği başkanının orada ne işi var' diyorlar.
Özhan Başkana sorduğunuzda ise özellikle Fenerbahçe ile ilgili oylama sırasında çok gergin bir ortam olduğunu belirterek, "Ben bunu yumuşatmak zorundaydım ve iş bu noktada bittiyse çok ciddi çabalarım oldu' diyor.
Başkan Kulüpler Birliği toplantısından sonra şunu söylemiş "Beni 9-7 oylamasıyla rahatlattınız. Benim oyumun bu durumda sonucu değiştirme şansı kalmadı ama oylama beraberlikle bana gelseydi, bugün desteklediğim, göreve devam etmesini istediğim Haluk Ulusoy'a 'Kusura bakma' der gidip siyasi gücün yanında oyumu kullanırdım."
"CANAYDIN'IN TAVRI MUHALİFLERİ KIZDIRDI"
Başkanın her işi hükümetle bu açıdan bakıldığında kendi kurumunu düşünmesi anlaşılabilir. Son noktada Özhan Başkan'ın yönlendirici olmayışı kulüpleri kızdırdı haliyle. Hemen hemen her kulübün devletle bir şekilde işi var ki Özhan Başkanın işi kişisel işi de değil Kulübüyle alakalı. Son noktaya gelirse ister istemez tavrını siyasi iradenin tarafında belirleyecek. Özhan Canaydın'ın seçildiği dönemde aslında bu işe kafası basan isimlerden olan Hilmi Gökçınar aday oluyordu. Hasan Doğan'ın son andaki hamlesiyle kulüpler döndüler ve Özhan Canaydın'ı başkan seçtiler. hilmi başkanla da konuştum ki Özhan Canaydın'a karşı bir tavrı yok. Bu esnada geçen haftaki toplantıdan sonra huzursuz olanlar Özhan Canaysdın'a karşı bir alternatif aramaya başladılar. Bursaspor başkanını da yokladılar ama Levent Kızıl'ın şunu dediğini biliyorum "baba ocağından aile dostumuz, kızıl ailesinin 60 yıllık dostluk geleneği olan, kısa pantolonlu halimi tanıyor. Beni herkesin karşısına çıkarın ama Özhan Canaydın'ın karşısına asla çıkmam" diyerek Başkan Canaydın'ın karşısına asla çıkmayacağını belirtiyor ki kendisine yakışan da budur.
Sonra bu tepkiler biraz da Serdar Güzelaydın'ın çalışmasıyla yumuşuyor. Bütün bunlar üst üste gelince bence Özhan Canaydın perşembe günkü seçimde yine başkan olarak çıkacaktır ancak bu kez Özhan Başkan'ın siyasi iradeye çok fazla karşı olabileceğini düşünmüyorum. Bu kez herkes rengini belli edecek durum onu gösteriyor.
"FENERBAHÇE'Yİ İHRAÇ EDERSE KULÜPLER BİRLİĞİ TEK AYAĞI TOPAL KALIR"
Gelelim Fenerbahçe'nin Kulüpler Birliği'ndeki durumuna. Orada Özhan Başkanın ortamı yumuşatma konusunda ciddi çalışmaları var. Son toplantıda Fenerbahçe'den ziyade Aziz Başkanın tavırları yine tepki konusu olmuş. Fenerbahçe ile tavırları tepki çeken Aziz Yıldırım'ı biribirine karıştırmamak gerektiğini belirten başkanlar olmuş. 'Fenerbahçe ile Aziz Yıldırım'ı birbirine karıştırmayın. Başkan bugün var yarın yok ama Fenerbahçe Türk futbolu için her zaman önemli' diyenler olmuş. Cemal başkanın da bu konuşmalara katıldığını duydum.
Fenerbahçe, 'Savunma göndermeyeceğim' dedi ama bu toplantıdan Fenerbahçe ile ilgili bir ihraç çıkacağını düşünmüyorum. Çıkmaz... Çıkamaz... Çıkarsa da Fenerbahçe'siz bir kulüpler birliğinin tek ayağı topal kalır. Şu gerçeği kabul edelim; Fenerbahçe'siz Kulüpler Birliği olmaz... Bunu herkes kabul edecek...
Kemal Belgin'in bir sözüne çok katılıyorum: 'Konu Haluk Ulusoy'un meselesi olunca Fenerbahçe koşa koşa gitmeye kalkıyor toplantıya'. 7 toplantıya katılmamışsın, bir duruş sergilesenize...