Kendi deyimiyle yaşanan "Kriz" aşıldı mı?
Görevine son verilir endişesi taşıyor mu?
Yaşanan şanssızlıkları nasıl yorumluyor?
Amacı sempatik gözükmek mi?
Nasıl bir Antalyaspor planlıyor?
Turkcell Süper Ligi'nde son dakikalarda yediği gollerle bu haftaya gelinceye dek 7 hafta galibiyet yüzü göremeyen Antalyaspor Genel Direktörü Yılmaz Vural'ın söyledikleri yine çok konuşulacak.Ligtv.com.tr Haber Müdür Erdem Erol, haftalar sonra gelen 3 puan ile rahat bir nefes alan Yılmaz Vural’la konuştu.
“60 DAKİKA YİNE KAN KUSTUK”
-Bugün kenarda rahat maç bir maç izlediniz mi?
“Yok, yok... Hiç rahat değil. 10. dakikada gol yedik. 33. dakikada attık soyunma odasına 1-1 berabere gittik. Bu arada Coşkun sakatlandı çıktı. İkinci devre tempoyu yükselttik ikinci golü bulduk, sonra kendi kalelerine attılar. 60 dakika kadar yine kan kustuk yani. İnanılmaz pozisyonları yine atamıyoruz, vuramıyoruz, yine kaçıyor. Böyle olunca (eyvah) diyorsun yine aynı tas aynı teraneye mi dönecek? 3-1 olduktan sonra rakip oyundan düştü, çocuklar üstlerine gitseler çok fark olurdu. (Boşverin, yenelim yeter) dedim. Oyunun sonlarına doğru adamları atıldı yine o ara tempoyu yükseltsek 2-3 tane daha olurdu. İşte Allaha şükürler olsun 3-1 bitti, kazandık. Kazanmanın ötesinde rakiplerin puan kaybetmesi önemli. Biz yendik, Sakarya evinde berabere kaldı, Rize Trabzon, Antep mağlup oldu. Üstümüzde altımızda kim varsa yenildi, bir biz yendik. Böyle olunca 3-4 basamak birden yukarı çıktık. Bu çok önemli.
“KRİZ YÖNETMEK ZORDUR”
-Son dakikalarda gelen gollerle puan yada puanlar kaybediyordunuz. Son anlarda eyvah diyorsunuz ya bu gerginliğiniz futbolcuların üstüne de yansıyor mu?
“Gerginliğimi onlara ifade etmem. Benim gerginliğime bakıp onlarda gerilecek diye bir şey yok.”
-Futbolcuların gerginliğini ortadan kaldırmak için ne yapıyorsun hocam?
“Bizim iyi bir tarafımız şu. Biz 7 maçtır kazanamıyoruz. Ben kendi yönetimimi, kendi oyuncumu ve bu krizden nasıl çıkılır çok iyi biliyorum. Dolayısıyla kriz yönetmek zordur. Bu çok önemli bir olaydır. Kriz yönetmek çok zordur ama ondan çıkmak önemlidir.”
“ŞANSSIZLIĞI DİBİNE KADAR YAŞAYAN TAKIMIZ”
-Bu maçla krizden çıktık diyor musunuz?
“Yani aslında bir krizimizde yoktu bizim. Bizim tek sıkıntımız takımımızın uygulaması karşısında puan alamama sıkıntısı vardı. Aldığımız puan kadar daha almamız gerekirken futbolun enteresan şanssızlığını dibine kadar yaşamış bir takımız. Bu galibiyet bizi mutlu etti, rahatlattı. Bunu alamazsak ligin ilk devresini son sıralarda bitirme zorunluluğumuz vardı. Öyle bir galibiyet aldıkki altımız ve üstümüzdeki bize eşit olan her takım kaybetti. Hem yukarıdakiler kopmadı hem biz onlara yetiştik.”
“AMACIM KİMSEYE SEMPATİK GÖRÜNMEK DEĞİL”
-Yılmaz hocam sezon başından beri taraftarla da bayağı bir didiştin.
“Bu didişmek değil. Bugünde beni çağırdılar sevgi gösterisinde bulundular. Benim davranışımın kendi bireyselliğimle bir alakası yok. Bu takımın teknik direktörüde değilim, genel direktörüyüm. Yani takımın her türlü sorunlarında çözümünde önemli bir kişiyim. Dolayısıyla ben bu görevi yaparken kulüp lehine olabilecek şeyleri değerlendirmeye çalışıyorum. Yoksa amacım kimseye sempatik gözükmek değil. Onlar hergün yanıma gelirler, konuşuruz. Netidece benim bütün bu davranışlarım şahsen tatmin olma şeyi değil yani.”
“LİGİN EN İYİ TAKIMIYIZ”
“Antalyaspor’un maddi manevi çıkarlarının, geleceğiyle ilgili herkesin yerini alması için uğraşıyorum. Taraftar hocasına, yönetimine, oyuncusuna bu kadar güvenmezse bu kadar sabrı olmaz çünkü onlarda Antalkyaspor’un ne kadar ciddi bir uygulama yaptığını biliyorlar. Takımın içeride dışarıda her rakibi yenecek kadar iyi oynadığının farkındalar. Siz eğer kötü oynarsanız, pozisyon bulamazsanız, koşamazsanız ayrı. Kondisyonu ligin en iyi takımı, uygulaması ligin en iyi takımı, en iyilerinden biri demiyorum bakın bu kadar iddialı söylüyorum. Ama sonuca yansımadı. Dünya liglerinin hiçbirisinde 5-6 tane 90 artıda gol yiyipte maç kaybeden takım yoktur. Bu olağanüstü futbolun, şans faktörünün bizim maçlarımızda olağanüstü etkili olduğunu görüyoruz. O yüzden insanların sabrınının temelinde yatan neden bu. Yoksa bize sevgiden sempatiden olacak iş değil bu. Adamlar doğru iş yapıldığını görüyor. Ama netice alınmadığı için zaman zaman agresifleşiyorlar. Neticede takımına hocasona yönetimine sahip.”
“HEP AKIL VERİYORUZ”
-Tepki gösterdiğin taraftarlarla yüsyüze geliyorsun değil mi? Yanına geliyorlar değil mi hocam?
“Geliyorlar tabi gelmezler mi?
-Ne diyorlar hocam?
“Hocam işte kusura bakma diyorlar bizde yapmayın keratalar falan diyoruz. Hep akıl veriyoruz, nasihat ediyoruz.”
“DERDİM PARA DEĞİL”
-Antalyaspor’un her şeyi oldun yani?
“Konumum çok farklı. Burada olmamızın nedeni maddi olaylar değil. Gönül işi yapıyoruz. Benim derdim burada para kazanmak değil. Para kazanmak olsa başka takımlar önemli tekliflerde bulundular. Çeker birine giderdim para kazamanmak için. Biz burayı kendi yerimiz gibi, dostlarımızın yeri gibi gördüğümüz için elimizden geleni, antrenörlüğün dışında, sabah saat 8 gece 10 mesai veren bir kişiyim. Ben İstanbul’a gelmiyorum . 1.5 senedir evimi görmüyorum. Dolayısıyla insanların bu fedakarlıklarının dışarıdan takip edilmesi gerekiyor. Bizim buradada olay bu.”
“BANA KULÜBÜN ANAHTARI VERİLMİŞ”
“Bu takımda sadece teknik adam vasfım yok yani. Bana anahtarı verilmiş (al bu kulübü idare et) görevi verilmiş. Ben bu kulübü düşünmek zorundayım. Bana verilen bu imkanı kendi lehimede kulalanabilirim. Kendi menfaatlerime de kulalanabilirirm. Ama ben aslanlar gibi kulüp menfaatlerini ön planda tutarak direniyorum. Ben salakmıyım bir taraftar grubuna karşı olacağım adamlara kendimi antipatik hale getireceğim. Türkiye’nin hiç bir yerinde kimse yapamaz bunu. Burayı Avrupa kulübü yapalım uğraşımız var. Stadıyla, yapısıyla, takımıyla.... Bir Avrupalı çağdaş kulüp yapısına ne giriyorsa, bunları yapmak istiyoruz.”
“DEĞİŞİMLER TEPKİ GÖRÜYOR”
“Değişimler kolay değil. Değişimler tepki görüyor. Değişimlerde kimilerinin çıkarları söz konusu, bunlara karşı tepki gösterirler. Bu gücü kaybetmemek isterler. Dolayısıyla çatışma buradan çıkar. Sağduyulu insanlar bizi kazanırlar. Sanırım burada da sağduyu en sonunda kazanacaktır.”
“GÖREVİME HİÇBİR ZAMAN SON VERİLMEZ”
“Menderes Türel Onursal Başkan, Sedat Peker başkan buraya beni isterlerken bana söylenen 4 yıl, yani Menderes Türel’in Belediye Başkanlığı süresince, devam ederse 5 sene daha, eder 9 sene, yani dolayısıyla benim burada kalıp kalmamam sonuca göre değil. Bu takım kümede düşebilir ama Yılmaz Vural’ın yönetim kurulu tarafından hiçbir zaman görevine son verilmez. Bu takım cehennemin dibine girmiş, bu zaman zarfında bu takımı lige çıkaralım, kalıcı olsun, 25 trilyona yakın borcunu ödeyelim, kurumsallaşmasını sağlayalım, tesisleşmesini sağlayalım, yeni statyumunu yapalım, e bunlarda bugünden yarına olacak işler değil. 40 senelik problemleri birikmiş bir kulübün başında yöneticilik yapmak, teknik adamlık, futbolculıuk yapmak hiç kolay değil.”
“DUYGUSAL TEPKİLER OLUYOR”
“Biz Allaha çok şükür borçların büyük kısmını ödedik. Bankalardan kredi alabilir hale geldik. Bir tane gelirimizin temliği yok. Devletle anlaştık takır takır borcumuzu ödüyoruz. Sen şimdi kulübü böyle bir hale getirmek için idare heyetiyle olağanüstü bir çaba sarfediyorsun, buna dışarıdan duygusal tepkiler falan oluyor, böyle şey yok.”
“ANTALYASPOR KÜME DÜŞEBİLİR AMA”
“Antalyaspor 5 seneden beri 25 trilyon borçla ortada bırakılmış, kayyuma kalmış bir takımdı. Yani şimdi bütün bunları ben yapmadım, Yılmaz Vural olarak ben söylemiyorum onursal başkanın belediyenin korkunç desteği, yönetimin, başkan Sedat Peker’in desteği, olağanüstü birlikte çalışıyoruz. Yine söylüyorum Antalyaspor küme düşebilir, Antalyaspor 9 tane maç üstüste kaybedebilir. Ama biz yönetim kuruluyla aramızda konuştuğumuz böyle başarısızlıklılara endeksli çalışılmayacak, skora bağlı bir takım olmayacak. Futbola, altyapıya, İstanbul’dan sonta tek ekonomisine en büyük katkısı olan Antalya’yı spordada bu hale getirelim diye uğraşıyoruz.”
“40 SENEDİR YAPILMAMIŞ İŞLERLE UĞRAŞIYORUZ”
“Allah nasip ederse 30 bin kişilik stadın Şubat ayında kazması vuruluyor. Kayseri’den sonra ilk biz yapıyoruz. Herşey tamam. Pğroje tamam, ihale aşamasına gelindi. 18 ayda bitecek. 2009 sezonunda sanırım Antalyaspor yeni statta oynayacak. Bütün bunlarla uğraşıyoruz. 40 seneden beri bunlar yapılmamış. Çağdaş bir kulübün tarifi neyse adım adım yapılıyor. Bizim istediğimiz bu takımı Türk futboluna kazandıralım. Kim isterse istesin veya istemesin Antalya bir futbol şehri olacak. Kışın buraya bin 200 takım geliyor. 50 milyon dolar futboldan ciro yapıyor burası, ölü bir sezonda futbolda dolayı. Bu sene Efes Cup’ı Antalya Cup’a döndürdük. Biz kendimiz yapacağız.”
“AMACIMIZ ŞIKIR ŞIKIR BİR TAKIM”
“Burası Türkiye’nin futbol kalbi oluyor. Buraya yakışan bir takım olması lazım. Benim iddiam Türkiye’ye şıkır şıkır bir takım hediye edelim. Antalya bir marka. Bu markanın futbolda ki yerini de alması lazım. Nereye gidersen git dünyanın her yeri Antalya’yı biliyor. Şu anda nüfüs 1 milyonu geçti. Ben başkana (stadı 40 bin kilik yapalım) dedim, (dolduramayız) dedi. Nüfüs 3-5 sene sonra artacak. Bu uğraşlar içerisinde biz olayın geleceğine böyle bakarken (yok ben bu maçı kaybettim, 2 tane daha kaybettim) gibi düşünmeyeceksin. Çünkü burada Menderes Türel gibi, Sedat Peker yönetiminde en az benim 10 yıldır 15 yıldır yediğim içtiğim arkadaşlarım benim. Benim antrenörlüğümü çok yakından bilen insanlar. Bunun değerini bilen insanlar. İnanılmaz güzel bir şehir, korkunç gelişen bir şehir.”