Milliyet’de dün kardeşimiz Ercan Güven kaleme almış. “Bir deve, bir patron, bir de uşak... Çöl aşılıp menzile varılacak. Mağrur patron dalgasını geçiyor: ‘Ye şu devenin pisliğini, deveye sen bin’.. Ya çaresizlikten ya inattan yiyor uşak. Patron yayan.
Zaman geçip, patron inleyince teklif uşaktan: ‘Sen ye sen bin’!... Çaresiz yutuyor deve dışkısını patron. Yol bittiğinde yola çıktıkları gibi uşak yayan, patron devenin üstünde. Soruyorlar birbirlerine ‘Peki biz bu kadar b.ku niye yedik?’ diye”...
Nereden çıktı bu hikaye? Daum- Fenerbahçe ilişkisini hatırlattı da ondan. Valla ben bu yazının borsa versiyonunu işlem hacmi yaratmak şekliyle duymuştum. Ercan süper kaleme almış. Fazla söze ne hacet...
İLHAN AĞABEY VE TELEVOLE
Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı, kısacası her şeyi İlhan Selçuk hayata veda etti. Allah rahmet eylesin diyerek kendisiyle ilgili biz de bir anımızı analatalım. Show TV’de Televole’yi yaptığımız yıllardaydı. Cumhuriyet Gazetesi 5 Mayıs’da kuruluş yıldönümünü kutlayacaktı. Televole’nin içindeki haber turunda kullanmak üzere kamerayı Cumhuriyet Gazetesi’ne gönderdim. Kamera gitmeden önce de Cumhuriyet’in o dönemki Yazı İşleri Müdürü Salim Alpaslan’ı arayarak “Kamera göndereceğim. Bir mahsuru var mı?” diye sordum. O da her zamanki gibi şakacı uslubuyle “Bizim gazete zaten light oldu, yumuşadı” diyerek kendince gazetesini eleştirmişti. Kamera gitti. Televole’nin içinde, çalışanların çekilmiş 45-50 saniyelik görüntüsünü koyup altına da klasik bir şeyler yazmıştım. O sıralarda İlhan Selçuk’un gazete içinde ve dışında muhalifleri vardı. Ertesi gün bir baktım muhaliflerini sitesinde İlhan ağabey ile “İlhan Selçuk Televolelik oldu” diye akıllarınca dalga geçmişlerdi. İlhan ağabey herhalde okuduklarına gülüp geçmişti...
BEŞİKTAŞLILAR, İÇİNİZDEKİLERİ EĞİTMEK SİZE DÜŞÜYOR
Pek çok Beşiktaşlı dostumuz var. Beşiktaş taraftarının enterasan bir duruşu vardır. Dik duruşludur, sözünün eridir. Doğru bildiğini sonuna kadar savunur. Ancak zaman zaman bu grubun içine sızan kendini bilmezler camianın adına leke düşürüyorlar. Quaresma’nın imza törenine 1.5 saat kala Arda Turan’ıın kız arkadaşı Sinem Kobal’ı görünce yaptıkları tezahuratı anlamak mümkün değil. Bu konuda Beşiktaşlı futbolcular kendilerini Arda’nın yerine koyup bir an düşünürler ise konunun vehametini anlayıp taraftarlarına bu konuda uyarıda bulunup eğitebilirler. Beşiktaşlılık kendini eğitmeyi gerektirecek kadar önemli bir olgudur. Ve gerçek Beşiktaşlıların hiç biri bunu kabul etmez.
1905-1907 ÇEKİŞMESİ
Hafta içinde GSYİAD’in yeni sezona merhaba partisindeydik. Dernek Başkanı İsmail Sarıkaya, ürettiği projeler ile Galatasaray’a önemli katkı sağlıyor. Ancak ne yalan söyleyelim henüz 1907’in Fenerbahçe’de sağladığı desteğin çok gerisindeler. Bu tatlı rekabetten netice olarak iki büyük kulübümüz kazançlı çıkıyor. Bu arada Show TV’den naklen yayınlanan off-shore yarışlarında da GSYİAD’ın sponsor olduğu tekne şampiyonluk mücadelesi veriyor. Bu vesileyle İsmail Sarıkaya ile yönetim kurulundaki değerli çalışma arkadaşlarına Türk Sporuna olumlu katkılarından ötürü tebrikler diyoruz.
UÇAK MÜHENDİSİ DAUM
Daum, Almanya’daki dostlarına, “Çok meşgulum, kağıttan uçak yapıp akşama kadar atıyorum!” demiş. Valla Del Bosque ile Aragones’in aldığı tazminatları hepimiz biliyoruz. Bu gidişle Daum yakında uçakları kağıttan değil Fenerbahçe Kulübü’nden alacağı EURO’dan yapıp, Almanya’daki evini uçak gemisine çevirecek! Ucu bile bile lades olan bir durumda bu işi bu kadar uzatmanın kime ne faydası var anlamak mümkün değil.
İLHAN AĞABEY VE TELEVOLE
Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı, kısacası her şeyi İlhan Selçuk hayata veda etti. Allah rahmet eylesin diyerek kendisiyle ilgili biz de bir anımızı analatalım. Show TV’de Televole’yi yaptığımız yıllardaydı. Cumhuriyet Gazetesi 5 Mayıs’da kuruluş yıldönümünü kutlayacaktı. Televole’nin içindeki haber turunda kullanmak üzere kamerayı Cumhuriyet Gazetesi’ne gönderdim. Kamera gitmeden önce de Cumhuriyet’in o dönemki Yazı İşleri Müdürü Salim Alpaslan’ı arayarak “Kamera göndereceğim. Bir mahsuru var mı?” diye sordum. O da her zamanki gibi şakacı uslubuyle “Bizim gazete zaten light oldu, yumuşadı” diyerek kendince gazetesini eleştirmişti. Kamera gitti. Televole’nin içinde, çalışanların çekilmiş 45-50 saniyelik görüntüsünü koyup altına da klasik bir şeyler yazmıştım. O sıralarda İlhan Selçuk’un gazete içinde ve dışında muhalifleri vardı. Ertesi gün bir baktım muhaliflerini sitesinde İlhan ağabey ile “İlhan Selçuk Televolelik oldu” diye akıllarınca dalga geçmişlerdi. İlhan ağabey herhalde okuduklarına gülüp geçmişti...
BEŞİKTAŞLILAR, İÇİNİZDEKİLERİ EĞİTMEK SİZE DÜŞÜYOR
Pek çok Beşiktaşlı dostumuz var. Beşiktaş taraftarının enterasan bir duruşu vardır. Dik duruşludur, sözünün eridir. Doğru bildiğini sonuna kadar savunur. Ancak zaman zaman bu grubun içine sızan kendini bilmezler camianın adına leke düşürüyorlar. Quaresma’nın imza törenine 1.5 saat kala Arda Turan’ıın kız arkadaşı Sinem Kobal’ı görünce yaptıkları tezahuratı anlamak mümkün değil. Bu konuda Beşiktaşlı futbolcular kendilerini Arda’nın yerine koyup bir an düşünürler ise konunun vehametini anlayıp taraftarlarına bu konuda uyarıda bulunup eğitebilirler. Beşiktaşlılık kendini eğitmeyi gerektirecek kadar önemli bir olgudur. Ve gerçek Beşiktaşlıların hiç biri bunu kabul etmez.
1905-1907 ÇEKİŞMESİ
Hafta içinde GSYİAD’in yeni sezona merhaba partisindeydik. Dernek Başkanı İsmail Sarıkaya, ürettiği projeler ile Galatasaray’a önemli katkı sağlıyor. Ancak ne yalan söyleyelim henüz 1907’in Fenerbahçe’de sağladığı desteğin çok gerisindeler. Bu tatlı rekabetten netice olarak iki büyük kulübümüz kazançlı çıkıyor. Bu arada Show TV’den naklen yayınlanan off-shore yarışlarında da GSYİAD’ın sponsor olduğu tekne şampiyonluk mücadelesi veriyor. Bu vesileyle İsmail Sarıkaya ile yönetim kurulundaki değerli çalışma arkadaşlarına Türk Sporuna olumlu katkılarından ötürü tebrikler diyoruz.
UÇAK MÜHENDİSİ DAUM
Daum, Almanya’daki dostlarına, “Çok meşgulum, kağıttan uçak yapıp akşama kadar atıyorum!” demiş. Valla Del Bosque ile Aragones’in aldığı tazminatları hepimiz biliyoruz. Bu gidişle Daum yakında uçakları kağıttan değil Fenerbahçe Kulübü’nden alacağı EURO’dan yapıp, Almanya’daki evini uçak gemisine çevirecek! Ucu bile bile lades olan bir durumda bu işi bu kadar uzatmanın kime ne faydası var anlamak mümkün değil.