Geçen hafta Fenerbahçe’ye yenilerek şampiyonluğa elveda diyen Beşiktaş, buna rağmen dün İnönü Stadı’nda taraftarları tarafından muhteşem karşılandı.
Fenerbahçe’ye yenilen tüm futbolculara, penaltıyı kaçıran Bobo’ya ve teknik direktör Mustafa Denizli’ye inanılmaz bir sahiplenme vardı. Mustafa Denizli, bu sahiplenmeden öylesine duygulanmış olacak ki; taraftarın tezahüratına dayanamayıp numaralı tribünden kapalı tribüne önce yürüyerek, sonra koşarak, sonra da depar atarak onlara koştu. Ben Denizli’yi futbolculuğundan da tanırım, belki de futbolcuyken böylesine koşmamış, depar atmamıştır... Demek ki gerçekten çok duygulandı.
Maça gelince; ilk yarıda zevkli, tempolu, heyecanlı bir karşılaşma izleyemedik. Ama ikinci yarıda mücadele, zaman zaman güzel futbol ve karşılıklı atılan dört gol vardı. Bobo, bir golcü olarak hem şık bir gol attı, hem de Holosko’nun attığ golün pasını verdi. Holosko demişken, evet Holosko gol attı ama üç tane de attığı golden daha kolay net pozisyonları gole çeviremedi. Kaçırdıkça kaçırdı.
Geçen hafta şampiyonluğa elveda demiş bir takımın hırsı, isteği ve kazanma arzusu hiç de yabana atılacak bir şey değil. Genç Rıdvan ve Necip görevlerini çok iyi yaptılar. Necip, teknik kapasitesi ve futbol zekası iyi olan bir futbolcu. Böylesine yetenekli bir futbolcunun daha üretken olması gerekir.
İbrahim Üzülmez, yine takımın en çok koşan ve mücadele eden futbolcuların başında geliyordu. Beşiktaş’ın yediği ikinci golde Sivok, öylesine çalım yememeli, Rüştü gibi tecrübeli bir kaleci de kapadığı köşeden topun geçmesine izin vermemeliydi. Sivasspor iyi mücadele etti. Mehmet Yıldız’ın eski gücüne gelmesi de Sivas adına sevindiriciydi.
Özetle; Bir puan için İstanbul’a gelen Sivas, istediğini aldı. Bu arada Yasin’in Bobo’ya yaptığı hareket bana göre penaltıydı...