İki teknik adam da hem kadro seçimlerinde hem de oyun sistemlerinde radikal değişikliklerin altına imza attılar.
Liverpool karşısına çift santrforla (Umut-Teofilo) çıkma cesaretini gösteren Şenol Güneş, evinde oynamasına karşın ilginç biçimde tek forveti yeğledi. O tek golcüyü (Teofilo) önceki maçlarda daima Burak ile destekleyen Güneş, bu kez Yattara’yı sahaya sürdü. Ve bu sürpriz tercih hem F.Bahçe savunmasını allak bullak etti hem de Trabzon’un hücumda vites büyütmesini sağladı... Tabii Yattara da bir ölçüde kendini Trabzon’a affettirdi.
Aykut Kocaman’a gelince... Güneş’ten beklenen ‘çift santrfor’ şaşırtıcı şekilde Kocaman’dan geldi. Bu sezon hiç iki forvetle oynamayan F.Bahçe, yorgun rakibi karşısına Niang-Semih ile çıkıverdi. Aslında akıllı bir taktik gibi göründü bu uygulama. Ama onları besleyecek iki isim Alex ve Stoch kenardaydı. İşte F.Bahçe adına tam anlamıyla radikal değişiklik buydu...
EVLERE ŞENLİK
Ancak... Güneş ve Kocaman savunmalarının bu kadar kötü olabileceğini hesap edememişlerdi. Bir tarafta Bilica-Lugano tandemi hata üstüne hata yaptı. Diğer tarafta ise Trabzon’un en iyisi dediğimiz Glowacki ile sürekli aksamasına alıştığımız Cale. Öyle goller oldu ki, “evlere şenlik” dememiz bile hafif kalır. Örneğin F.Bahçe’nin yediği 3. gol duran top ile geldi. Yattara’nın kullandığı atışta 3 Trabzonlu yan yana yükseldi ve Glowacki vurdu. Orada hiçbir F.Bahçeli yoktu... Yine F.Bahçe’nin Mehmet ile bulduğu gol.. Stoch’un sağa attığı pasta Trabzon’dan bir Allah’ın kulu yoktu... Doğrusu şu ki, 5 gollü ilk yarı ve Alex’siz oynayan bir F.Bahçe şaşırtıcıydı... Ve bir iddia. “Niang erken transfer edilse F.Bahçe Şampiyonlar Ligi’ne devam ederdi.”
Güneş, 2. yarıya “daha fazla hücum” diyerek başladı ve düşük temposu nedeniyle orta sahayı oyundan düşüren Alanzinho’nun yerine Umut’u sahaya sürdü. Trabzon’un çift santrfora dönüşü F.Bahçe’nin de başını döndürdü. Tam 18 dakika sağdan Yattara, soldan Umut bindirdikçe bindirdi. Teofilo da kaçırdıkça kaçırdı. O kaçan goller inanılmazdı... Sonrasında ise F.Bahçe’nin gözle görülür oyunu kontrolü altına alışı vardı. Mert’in çıkarttığı penaltı sarı-lacivertlilerin moralini de yükseltti... Ama zaman onlar için çabuk tükendi...
Defanslar kayboldu
24 Ağustos 2010 11:50