Bu fikstür çok cilveli... Bir hafta önce sahasında Fenerbahçe ile oynayıp kaybeden Mersin, bu defa yine evinde Beşiktaş’a karşı mücadele diyor. Fikstür çekiminde şampiyonluk kazanmış kulüplere baştan belirlenerek birbirine yakın numaralar verilmesi yıllardır birçok Anadolu takımının canını yakıyor. Bu numaralama işlemi daha farklı yapılmalı.
Maça dönersek. Mersin İdmanyurdu’nun Nobre ile yakaladığı rüzgâr, eski hızını kaybetmiş görünüyor. Nurullah Sağlam, Beşiktaş karşısında daha dirençli ve fırsat kovalayan bir oyun anlayışı tercih edip Nobre’yi kenarda tutmayı tercih etti. Buna rağmen yine de anormal pozisyonlarına girip (Beto, Ben Yahya, Çağdaş ile) yüzde yüz diyebileceğimiz gol vuruşları yaptılar. Ama hesaplanamayan şey, Beşiktaş kalecisi Cenk’in inanılmaz refleksleriydi. O topların hepsini çabukluk, çeviklik, oyunu okuma ve müthiş cesaretiyle kurtardı.
Carvalhal nihayet biraz rotayı düzeltmiş gibiydi Kiev dönüşünde...
Hilbert, Ernst, Veli Kavlak ve Mustafa Pektemek’e ilk on birde görev verip hem rotasyon örneği sundu, hem de Dinamo Kiev karşısındaki kötünün kötüsü futbolun izlerini silmeyi düşündü.
Doğrusu, takım da yaşadığı ve yaşattığı şoktan ders çıkarmış gibiydi.
Her şeyden önce “yengeç” pozisyonundan çıkıp daha yırtıcı ve daha dikey bir oyuna yöneldiler.
Hilbert, İsmail, Veli Kavlak, sürekli yan pas eziyetine son verdiler. Oyunu doğrudan rakip kaleye yıkacak çabukluk ve beceri örnekleri sıraladılar.
Veli Kavlak’tan bir Guti olur mu ? Hangi Guti’yi istediğinize bağlı! Bugünkü bildiğimiz Guti’den bin kere daha iyiydi Veli... Topla ceza alanına girmeyi denedi. Pres yapıp top kazanarak oyunun akışını değiştirdi. Bu pozitif haliyle Beşiktaş’a fazlasını vaad etti. Kaldı ki, geçmişin Guti’si olmayı da isteyip ümit edebilir. Çalışırsa neden olmasın?
Mustafa Pektemek de enerjisini, ihtirasını koydu maça... Kaçırdığı goller de var. Yine de haftanın en kârlı takımının golcüsü o! Alkışı hak ettiğini söyleyebiliriz.
Beş yabancı ile başlayıp altıncıyı (Holosko) sonradan oyuna alan Carvalhal, bize göre nihayet doğru işler yaptı..
Bu olumlu saptamalara rağmen Quaresma ve Simao’nun gün geçtikçe geriledikleri de bir gerçek... Simao’nun goldeki katkısı tamam da, oyunun bütünündeki performansı, ölçülemeyecek kadar kötüydü.
Açıkçası, zirve rakiplerinin ikişer puan kaybettiği bir haftada Fenerbahçe derbisi öncesi deplasmandan üç puan alarak dönmek büyük başarı...
Ancak bu futbol, ne UEFA’ya ne de derbiye yeter!
Cenk’i de her zaman böyle görebilir miyiz ? Bilmem!
Carlos gerçeği görmüş!
25 Ekim 2011 12:14