Trabzon yatıp kalkıp 1 puana dua etsin. Kimse çıkıp da son 10 dakikadaki mücadeleyle ‘yalandan’ girilen pozisyonlardan dem vurmasın. Düşüşteki Trabzon için bu 1 puan sayısal olmasa da moral ve gelecek haftaya yansıması açısından 3 puana eşdeğerdir.
Aman dikkat... Trabzon’da sezonun ilk 4 haftasında alkışladığımız pozitif rekabetin yerinde yeller esiyor. ‘Yerim garanti’ diyen oyuncu sayısı fazla. Bu durum geçmişte hep can yakmıştır, kelle kopartmıştır. Her şey güzel giderken bu canavar küllerinden doğacaksa vay Trabzonspor’un haline.
Şenol Güneş ligin en iyi tempo yapan 3 takımından biri olan Kayseri’ye karşı oldukça kontrollü bir kadro ile sahayla çıktı. Çift santrfor oynamayı bu sezonunun temel felsefesi olarak benimseyen Güneş, Teofilo ile yetinerek zaman zaman çılgınlık düzeyine gelen riskli tercihinden ‘önce yenilmeme’ felsefesine dönmüş gibi göründü. Engin’in formayı alması, Selçuk-Colman iletişiminin üst seviyeye çıkması önemli kazanımlardı.
Ancak Alanzinho ve özellikle Burak’taki düşüş galibiyet beklentilerini ortadan kaldıran temel nedendi. Şenol hoca yarından tezi yok Yattara-Burak-Alanzinho’dan birini kalıcı olarak tercih etmeli. Çünkü Burak’tan 11 oyuncusu olmaz.
Ve gelelim Umut’a. Santrfor oynamak istediğini ve kanada alındığı için de Güneş’e bozulduğunu artık sağır sultan biliyor. Elbette her futbolcunun beklentisi vardır ama adınız ne olursa olsun teknik direktörün isteğine uymak yazılı olmayan bir futbol kuralıdır.
Şota ve takımı şanssızdı. Bal gibi golleri ofsayt diye verilmedi. İki pozisyonda da Zalayeta beceriksizdi. Ama şu bir gerçek; Kayseri evinde kazanamasa da futbol anlamında yükselişini sürdürüyor.
Canavar hortlamasın!
27 Eylül 2010 11:38