Galatasaray maça yine adeta yenik başladı. 7. dakikada yediği gol savunmanın organizasyonsuzluğunun yanı sıra müthiş bir hakem yorumu hatasıydı. Ofsayt pozisyonundaki bir oyuncu aktif oyuna katkısı olmadığı zaman bu ofsayt kabul edilmez. Yenen goldeki pozisyonda bariz ofsayt pozisyonundaki Ankaragücülü oyuncu topa hamle yaptı ve aktife geçmiş oldu, yardımcı hakem de bayrağını kaldırdı.
Arkadan gelen diğer Ankaragücülü oyuncu k,i ofsaytta değildi, yürüdü ve golü attı. Bu derslere konu olacak olayı devam ettiren Özkalfa böylece neden hala bir aşama yapamadığını da belgelemiş oldu.
45 dakika boyunca organize tek bir atak yapamayan Galatasaray ümit vermiyor.
Galatasaray çok kolay analiz edilip çözülebilen bir takım. Çünkü taktik ve varsyasyon olarak hiç zeka pırıltısı göstermeyen bir yapısı ve teknik heyeti var. Tüm maçlarda 11 oyuncu da sanki kendi o anki kararlarına göre oynuyorlar. Savunma adeta derin bir uyku halinde. Araya atılan topların tamamına yakını gol pozisyonu oluyor. Bu, bir teknik direktör için olabilecek en kötü durumdur.
Tribünlerde ilk defa duyulan "Rijkaard istifa" tezahüratı ise yukarıda anlattıklarımın gerçek bir tezahürü.
11 milyon euro bonservis ücreti verilerek alınan Misimovic ve Pino yuhalanarak oyundan çıkıyorsa varın gerisini siz hesap edin. Ankaragücü'nde Güven Varol sahanın yıldızıydı.
Theo Weeks ve çıkana kadar Metin Akan çıkana kadar futbol adına yapılabilecek her şeyi yaptılar.
Hesapsızlık, kitapsızlık ve "ben bilirim, tez yazarım" megalomanyasının sonucu; sekiz süper lig maçında dört yenilgi ve yeni bir rekor. Futbol aleminde bedeli ödenmeyen hiçbir iş yoktur. Umarım bunların hesabı da Galatasaray camiası tarafından sorulacaktır.
Arkadan gelen diğer Ankaragücülü oyuncu k,i ofsaytta değildi, yürüdü ve golü attı. Bu derslere konu olacak olayı devam ettiren Özkalfa böylece neden hala bir aşama yapamadığını da belgelemiş oldu.
45 dakika boyunca organize tek bir atak yapamayan Galatasaray ümit vermiyor.
Galatasaray çok kolay analiz edilip çözülebilen bir takım. Çünkü taktik ve varsyasyon olarak hiç zeka pırıltısı göstermeyen bir yapısı ve teknik heyeti var. Tüm maçlarda 11 oyuncu da sanki kendi o anki kararlarına göre oynuyorlar. Savunma adeta derin bir uyku halinde. Araya atılan topların tamamına yakını gol pozisyonu oluyor. Bu, bir teknik direktör için olabilecek en kötü durumdur.
Tribünlerde ilk defa duyulan "Rijkaard istifa" tezahüratı ise yukarıda anlattıklarımın gerçek bir tezahürü.
11 milyon euro bonservis ücreti verilerek alınan Misimovic ve Pino yuhalanarak oyundan çıkıyorsa varın gerisini siz hesap edin. Ankaragücü'nde Güven Varol sahanın yıldızıydı.
Theo Weeks ve çıkana kadar Metin Akan çıkana kadar futbol adına yapılabilecek her şeyi yaptılar.
Hesapsızlık, kitapsızlık ve "ben bilirim, tez yazarım" megalomanyasının sonucu; sekiz süper lig maçında dört yenilgi ve yeni bir rekor. Futbol aleminde bedeli ödenmeyen hiçbir iş yoktur. Umarım bunların hesabı da Galatasaray camiası tarafından sorulacaktır.