Ligdeki olumsuz hava bu maça yansımamalıydı. Yansıdı.
Taraftar bu maça yeni bir sayfa açmalıydı. Açmadı.
Lig ile Avrupa’yı ayırmalıydı. Ayıramadı.
Beşiktaş aslında hiç de kötü oynamazken yenik duruma düştü. Rakibin ilk korneri ve gelen gol... Dinamo Kiev’in gole kadar ne bir organize hücumu vardı ne de bir kontratağı.. Sadece disiplinli ve alan bırakmayan savunması vardı. Konuşula konuşula iyice şehir efsanesine dönen meşhur çizgi savunmanın arkasına falan da sarkan olmadı hiç.. Sadece 1 kere, o da golle sonuçlanmadı, 48’inci dakikada..
Dinamo Kiev öyle bir takım ki riskli oynayıp alan bıraksanız cezayı kesebilirdi. Beşiktaş bu hatayı yapmadı ancak goller kornerlerden geldi. Taraftar takıma, takım taraftara yıllar sonra ilk kez negatif elektrik verdi. 1-0’dan sonra bu çok net bir şekilde ortaya çıktı. Quaresma’nın golüyle gelen 1-1 bile yeterli inancı enjekte edemedi nedense. Bir burukluk, tutukluk vardı anlamsızca. Sahadan tribüne ancak daha çok tribünden sahaya yansıyan.. Quaresma, Hilbert, Sivok ve Nobre iyi başladılar. Ancak kimse onlara uyum sağlamadı.
UKRAYNA KÂBUSUMUZ
İkinci gol de kornerden geldi. İlginçtir 2 golde de kafayı vuran Shevchenko’ydu ilkinde indirdi, ikincisinde attı...Ve 2 golde de Sheva’yı kaçıran Hilbert’ti. İkinci golden sonra taraftar maçı bıraktı ve turdan ümidi kesti.. Dolayısıyla takım da..
Guti ilk kez bu kadar kötü oynadı, İsmail ikinci yarı demoralize olup oyundan koptu. Aurelio pasif kaldı.
Bobo’nun ve Guti’nin gollük vuruşlarında Shovkovskiy kalesinde devleşirken gole izin vermedi. Tur zaten gitmişti. Bir beraberlik umut getirecekti. O da olmadı.
Üzücü olan 1-2 oyuncu hariç takımın teslimiyet duygusuyla hareket etmesiydi. Farklı skoru getiren bu teslimiyet oldu. Ne tibündekiler ne de sahadakiler direnmedi. İsyan etmedi. Bir de şöyle bir gerçek var. Ukrayna takımları kâbusumuz. Lucescu döneminde Beşiktaş’ın atladığı tur hariç hiçbir takımımız Ukrayna temsilcilerine karşı başarılı olamadı. Ukrayna’da 2.5 aydır liglerin tatil olması ise demek ki bir avantaj değilmiş. Gerek Shakhtar gerek Dinamo Kiev, aldıkları sonuçlarla bunu yalanladı. Ukrayna’da oynanan futbolun bile kalitesi ülkemizin üstünde.. Bu da yüzleşmemiz gereken bir diğer gerçek.
SORULAR VE SORUNLAR
Bu maçın ardından ortaya çıkan sorular var. Beşiktaş bundan sonra toparlanabilir mi? Çok zor görünüyor. Bernd Schuster gitmeli mi? Schuster giderse kadrodaki yıldızlar da gider mi? Kovduğu futbolcuyla basın toplantısına çıkıp kendisine övgüler yağdıran başkan bu krizi yönetebilir mi? Zor her şeyin cevabı çok zor..
Yeniden birlik ve beraberlik için pazar günü oynanacak F.Bahçe derbisi bir şans. O maç da kaybedilirse ne toz kalır ne de duman...
Bunun adı teslimiyet
18 Şubat 2011 10:39