Bakmayın G.Saray'ın tüzüğü olduğuna... Benim bildiğim G.Saray tüzükten önce 100 yılı aşan gelenekleri, görenekleri, saygısı, sevgisi ve etik değerleri ile yönetilir. Büyüklüğünü de saha sonuçlarından çok bu kutsal değerlerinden alır.
Sanıyorum ki, günümüzün bazı G.Saraylılar'ı, ne uğruna bilmediğim şartlar için G.Saray'ın bu 100 yıllık kutsal kavramlarını yerle bir etmeye, ayaklar altına almakta sakınca görmüyorlar. Şartlar ne olursa olsun, her kim olursa olsun, isterse başkan olsun kimse G.Saray'ı mahkemeye götüremez. 'Gerçekleri tarih yazar, tarihi de G.Saray' diye haykıran bir kulüpte tarih G.Saray'a bugünleri yaşatanı da yazar.
DAVA AÇANLAR YANDAŞ
G.Saray'ı mahkeme kapılarına taşıyanlar tarihin derinliklerinde ve yarınlarda G.Saraylı olduklarını kimseye anlatamazlar. Kaldı ki, dün LİG TV'de G.Saray'ın büyüklerinden hukuk profesörü Hamdi Ataman'ın belirttiği gibi bu mahkemeler yönlendirilmiş mahkemelerdir. Bu mahkemeler 'Ben açmadım' demek için yandaşların açtığı mahkemelerdir.
G.Saray'ın 100 yılı aşkın tarihine ve bu muhteşem büyüklüğünün hatırına ve saygısına, bu mahkeme kapılarına gidenler en geç 48 saat içinde büyük bir uzlaşma sağlamalı ve kim hangi mahkemeye gittiyse her şartta bu mahkemeyi geri çekmelidir.
ARTIK ŞÜPHE EDİYORUM
Ben bu ülkenin bir vatandaşı olarak, UEFA zaferini o tribünlerde yaşamış bir futbolsever olarak G.Saray'ı mahkeme kapısına götürenlerin G.Saraylılığından şüphe ederim. Bana kimse aksini anlatmasın.
Bunun adı ihanet!
30 Nisan 2011 14:59