İki tarafın da alabildiğine tedirgin olduğu bir maçtı. Fenerbahçe'nin kazanması beklenen bir sonuç olmasına karşın bu maça yansıyan en önemli psikolojik sıkıntıydı.
Sanki biraz da bundan kurtulabilmek için iki taraftar en iyi becerdiği işi yaparak maç öncesinde bol küfürlü tezahüratla birbirinin hatırını sordu. Taraftarla Arda arasındaki sorun mu? Elbette ki noktalandı. Hatta Caner'le birlikte tribüne gidip 'Bakın, ne kadar iyi arkadaşız!' dediler. İzleyenler de bunu yediler... Sezon sonunda bu ekşi meyve pek kimsenin hoşuna gitmedi ama ne yapacaksınız ki yapacak başka birşey de yoktu...
Ertuğrul Sağlam, Cim Bom'u yenmek için ne yapılması gerektiğini en iyi bilen hocalardan biri çünkü zaten bunu ligin ilk yarısında yaptı. Önde baskıyla savunmayı hataya zorlama planı işleyecek gibiydi.
Ancak kendi gücünü abartmanın nelere malolabileceği de açıktı. Giovani'nin on paralık gol becerisi olsa, Baros da 1 tane atana kadar 5 fırsat kaçırmasa Cim Bom daha ilk yarıda maçı bitirebilirdi.
İkinci yarıya Galatasaray sarhoş gibi çıktı. Yapılan hatalara getirilebilecek en hafif yorum buydu. Bu durum hakemin tuhaf kararlarıyla birleşince sıkıntı arttı. Savunmaya Hakan Balta ile gelen sükunet ve denge, kimi zaman uyku durumuna da dönüşebiliyor.
Aykut'un olağanüstü kurtarışları olmasa bu durum Cim Bom'un golü yemesine yol açıyordu. Yine de Rijkaard'ın şu ana kadar Galatasaray'da başardığı tek işin savunmanın pas yapabilmesi olduğunu kabul etmek gerek...
Keita'nın yararlanamadığı büyük şansların ardından Rijkaard'ın Jo ve M.Sarp hamlesi doğruydu. Ertuğrul Sağlam da buna Turgay'la karşılık verdi. Açıkçası o dakikaya kadar nasıl golsüz kaldığı anlaşılmaz maçın böyle bitmesini iki teknik adam da istemiyordu.
Ne hocaların bu çabası ne de son bölümdeki atan galip çılgınlığı gol getirdi ve tarafların 'Bu maç nasıl golsüz bitti' şaşkınlığı içinde perde kapandı. O kadar ki Keita rakip kaleye atamadığı golü kendi ağlarına gönderiyordu ama onu da beceremedi!
Sonuçta bu işten kârlı çıkan da Fenerbahçe oldu. Gündüzün 3 puanına buradan da eklenen kazanç Sarı Lacivertlilerin zirveye kurulmasını sağlamış oldu. Galatasaray'ın tek kazancı ise Aykut'un bu sezon oynadığı herhangi bir resmi maçta ilk kez gol yemeyişi oldu.
Maç sonunda Bursaspor taraftarının 'Sen şampiyon olmasan da' tezahüratı bir rüyanın erken bitişinin ilanı gibiydi...