Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in açıklamaları acaba uygulanabilir mi? Yani Futbol Federasyonu, iddianame açıklanır açıklanmaz kararını vermeli mi? Ya da verecek mi?
Zaten Demirören’in konuştukları uzun zamandır gündemde olan bir çalkantı. Ben de bunun yanıtını vermeye çalışacağım. Tabii ki vereceğim bilgileri öyle koltukta oturup kendi hayalime gelen bilgilerle değil bu işin yetkilileri ve karar verenleri ile bire bir yaptığım konuşmalardan sonra yazıyorum. Sonuna kadar bunun arkasında durabilirler mi onu bilemem. Ama şu anda federasyonda ligin bu sene sonuna kadar oynanması için tüm senaryolar ve önlemler hazır. Öncelikle şunu belirteyim; her ne kadar Demirören söylese de, bu tamamen havada kalacak ve bu lig böyle devam edecek. İddianame açıklansa da devam edecek, içinden ne çıkarsa çıksın yine devam edecek. Ve lig bittikten sonra federasyon kararını verecek. Suçlu varsa suçlular cezasını çekecek.
Bu keyfi bir karar değil. Süreç oraya kadar gidecek. İddianamenin açıklanması, mahkemenin kabul etmesi, etik kurulu, savunmalar (100 kişiye yakın insan dinlenecek), disiplin kurulunun kararı, ardından Tahkim Kurulu. Bunlar bir günde bitmeyecek. Hatta şimdiden söyleyeyim, hazırlıklı olun belki de haziran ayının sonuna kadar karar çıkmayabilir. Ama yeni sezon öncesi mutlaka karar alınacak. Hatta şunu da ilave edeyim. İddianame 17 Kasım’da açıklanacak diye kesin bir tarih yok. Bu tarihin nereden çıktığı da belli değil. Yine üretim. İnsanlar bayrama bakıp Hırvat maçının tarihine göre tarih belirliyor. İddianamenin açıklanması ve mahkemenin kabulü de aralık ayını bulabilir.
Bir de şu yanı var. Federasyonda bu kararı verecek olan insanlar profesyonel değil. Hepsi fahri ve işi gücü var. Öyle 24 saat oturup dosya üzerinde çalışmaları mümkün değil. İşin bu tarafına da bakmak lazım. Şimdi gelelim diğer iddiaya. "UEFA iddianame çıkınca suçlu kulüplerin cezasını hemen çekmesi için baskı yapacak ya da yapıyor ya da UEFA düşürecek." Öncelikle böyle bir baskı yok. Sadece federasyon ile yapılan bir görüşmede UEFA, kararın çabuk çıkmasını istedi. Federasyon da süreci anlatıp hemen karar almalarının çok zor olduğu ancak yaz başında bu kararın çıkacağını söyledi. UEFA da bunu kabul etti. Belki dudak büktü ama kabul etti. Bundan başka da bir görüşme yok UEFA ile. Ortama bakarsan, UEFA her gün federasyona “Suçlular cezasını çeksin yakarım” diye yazı gönderiyor. UEFA da federasyonun sürecini bekleyecek. “İddianame çıktı düşürün” zaten diyemez, öyle bir yetkisi yok. Şampiyonlar Ligi’nde hemen karar verdi federasyon uydu. Çünkü orası onun ligi. Ve o karışıyor. Ama Türkiye Ligi, federasyonun ligi, ona karışamaz. Tavsiyesini söyler ve federasyona uymak zorunda kalır. Ancak sonuna dek takip eder. Eğer ortaya koruma ya da davayı sulandırma tespit ederse federasyonu, yani hepimizi yakar. Federasyonun da böyle bir riske gireceğini sakın düşünmeyin, Yani diyeceğim şu. Eğer sezon ortasında bazı takımlar nasıl olsa ceza alır diye bekleyen ya da hesap yapan varsa, boşuna beklemesin. Lig bu yıl sonuna kadar oynanacak. O yüzden herkes hesabını ona göre yapsın.
İddianamede adı geçen takımların puanlarının silinmesini ya da düşmesini bekliyorlarsa, bu boş bir hayal. Doğru yanlış o başka. Ama gerçek bu ligin oynanacak olması. Bizden söylemesi. Yani Yıldırım Demirören’in bu konuda yaptığı tüm açıklamaların hiçbir geçerliliği ve etkisi yok. İddianamede adı çıkan takımlarla oynamak istemeyen takımlar var ise, doğrudan hükmen yenik sayılacak. Bu kadar kararlı federasyon. Hatta federasyonun elinde 6222 gibi bir kanun kozu var. Bu kanun sadece şike ve teşviki içermiyor. Bunu da unutmamak lazım. Şimdi bir başka yöne gelelim.
En çok sorulan soru. “Farz edelim Fenerbahçe bu sene şampiyon oldu. Ardından karar çıktı ve ceza aldı. O zaman ne olacak?” Eğer böyle bir durum olursa Fenerbahçe’nin şampiyonluğu geçerli olacak. Karar ne çıkarsa çıksın bu şampiyonluk elinden alınmayacak. Eğer suç varsa olaylı sezon elde ettiği şampiyonluk tabii ki gidecek. Şampiyonlar Ligi’ne kimin gideceği ise şimdilik soru işareti. Bu tamamen UEFA’nın elinde. Örneğin Fenerbahçe, ligden düşme cezası aldı. UEFA ek ceza verirse Fenerbahçe’yi yine Şampiyonlar Ligi’ne almayabilir. Eğer 1 yılı yeterli görürse Fenerbahçe 2. Lig’de oynayarak Şampiyonlar Ligi’nde yer alan ilk Türk takımı olarak tarihe geçer.
Tabii bir de temiz kağıdı sorunu var. Avrupa Kupaları’na gidenler UEFA'ya bir temiz kağıdı veriyorlar. Eğer temiz çıkmazlarsa UEFA ağır fatura kesebilir. Beşiktaş ve Trabzonspor için böyle bir tehlike var. Tabii bu tehlike Fenerbahçe için de geçerli. Ve bu olayda sadece Fenerbahçe yok. En azından 7 takım var. Bunu da unutmamak lazım. Şu anda durum aynen böyle. Bunun ne eksiği var ne artısı. Ama tabii ki iddianameden sonra ortalık toz duman olacak. Zaten toz duman olmasını ve bununla beslenmeyi bekleyenler var.
Ama iddianame bu sürecin sadece bir adımı. En azından hareket ederken bu süreci bilerek adım atmak ya da söylemlerde bulunmak galiba en iyisi. Yoksa insanlar kendi söyledikleri palavralara inananların görüş çizgisine girdiği zaman, ortaya çıkacak kaos federasyonun karar vermesini daha çok etkileyecek ve zora sokacaktır. Ve şu ünlü ‘sıfır tolerans’ sadece suç için değil, insanların suçsuz olabileceği konusunda da işlenmeli ve ona göre sabırla beklenmeli. Eğer gereksiz telaşımız, paniğimiz başa vurursa bundan daha kötü bir kaos ortamı bile çıkabilir. Ve herkes bu işte işlenen suç varsa eninde sonunda cezasını çekeceğinden emin olmalı. Çünkü ne olursa olsun kaçış yok. Yeter ki insanlar, bu ortamı kendi çıkarları ve arzuları için kullanmasınlar.
Bu lig bu yıl oynanacak
04 Kasım 2011 19:00