Beşiktaşlılar'ın 'süper takımımız var bu maçı rahat kazanırız' düşünceleri az daha kursaklarında kalacaktı. 90+2'ye dek ölüp ölüp dirildiler.
Önce kaleciden başlayayım; Bu sezon hep iyi oynayan, alkışlanan Hakan, dün çok hatalı bir gol yedi. Tamam, hatalıydı ancak bu çocuk yediği gol için, bu kadar protesto ve tepkiyi hiç hak etmedi. Sorarım size; dünyanın en iyi kalecisi dahil bana hatalı bir gol yemeyen bir kaleci gösterebilir misiniz?
İlk kez sağ bek oynayan Hilbert'in böylesine fazla bir performans göstereceğini zannetmiyordum. Defansif görevini yaptığı gibi Bobo'nun attığı iki golde de çok büyük rolü vardı. Attığı ara paslarıyla rakip defansı bayıltan, takım arkadaşlarını net gol pozisyonlarına sokan Guti yoktu. Yoktu ama onun kadar olmasa da yaptığı asistlerle Beşiktaş'a iki gol attıran Fabian Ernst vardı. Schuster'in vazgeçilmezi olan bu çocuğu Allah nazardan saklasın. Tamam Ernst görevini fazlasıyla yaptı ama buna rağmen bana Guti'yi aradın mı diye sorsalar cevabım 'evet' aradım olurdu...
BEN SONUCA BAKARIM
Necip, Tabata Beşiktaş'ın en çok koşan futbolcularıydı. İyi mücadele ettiler ama etkili değillerdi. Hep kanatlarda izlediğimiz Quaresma dün Bobo ile çift santrfor oynadı. Geniş alanda ve kanatlarda çok etkili olan Quaresma'nın rakip kaleye dönük santrfor oynamasını doğru bulduğumu söyleyemem.
Bobo'ya gelince; rakip defansa pres yapmış, çalışmamış, mücadele etmemiş ben anlamam. Bu adamın işi gol atmak mı? Atıyor, tabelayı değiştiriyor mu? Ben buna bakarım.
Antalyaspor iyi mücadele etti. Ancak hücum organizasyonlarında çok ürkek ve yüreksiz gördüm ki; bu asla Mehmet Özdilek'in tarzı değil. Neden böyle oynadılar, açıkçası bir anlam veremedim.
Hakem Özgür Yankaya, Beşiktaşlı taraftarlar tarafından sıkça ıslıklandı ve yuhalandı. Bunun nedeni; kararlar için düdüğünü çok geç çalmasıydı. Son dakikalarda İbrahim'in, Necati tarafından formasından çekilmesini Özgür Yankaya normal hareket olarak gördü. Penaltı verebilir miydi? Verebilirdi. Kimse de 'ya bu çok ağır karar' diyemezdi..
Özetle; dört haftadır kaybetmeyen Beşiktaş, on beşinci maçını da kaybetmeden bitirdi. Tebrikler, alkışlar..
Bobo bu işi biliyor!
26 Eylül 2010 14:14