Tatil öncesi rehaveti bol hatayı getirdi. 3.5 metrelik mesafeyi ölçemeyen Fidan skandal ofsaytı ile tarihe geçti. Şu ’Noel’ meselesinden kurtulmak ise TFF’nin fikstürü öne çekmesiyle mümkün.
BETERİN beteri vardır diye bir söz vardır ya; tam da öyleydi geçen hafta.. Golcüler tam Hakan Şükürleşti, yardımcı hakemlerse onlardan daha kötüydü. Tabii bay Piero İsmail Şencan hariç.. Şencan’ın istisna olduğunu söyleyebiliriz. Keşke tüm yardımcılar onun kadar konsantre ve cesur olabilse..
MESELENİN çözümü zor gibi. İnsanların yanları ağrımaya görsün.. Yardımcılar da Türk futbolu için önemli bir kambur. Zira biz hep orta hakemlerden şikâyet ediyoruz ama yardımcı konusu da özel eğitim paketi gerektiyor. Bunun için hem MHK hem TFF’nin yeni projeler üretmesi zorunluğu var.
PROJEYİ üretmekle bitmeyecek sorun... Futbol ailesini de eğitmek gerekiyor. Öncelikle hakem adaylarını.. Hakem seçerken kesinlikle baskı testleri yapılmalı. Baskıya dayanıklılık o kadar önemli ki... Bunun somut örneği Hüseyin Fidan.. Fidan’ın Carlos’la ’su’ sorunsalı kariyerinin her anında karşısına çıkacak bir durum.. Kâbusu olacak hatta! 3.47 metre geriden çıkan Alanzinho’ya kaldırdığı ofsayt bayrağı ise rüyalarından hiç çıkmayacak. Bu mühim olayların etkisinden kurtulabiliyor mu? İşte çözülmesi gereken en önemli şey bu..
KÂBUS demişken bu hakemler yöneticiler, antrenörler için tam bir kâbus olmaya başladı.. Mahmut Aksu’nun Bülent Yıldırım, Rijkaard’ın Kuddusi Müftüoğlu, Kayserili bir yöneticinin Yunus Yıldırım, Mustafa Denizli’nin Tolga Özkalfa ile girdiği eylemsel ve sözlü kavgalar hiç hayra alamet değil.. Hatta ’kibar’ Denizli’nin Özkalfa’ca uyarılacak hale getirilişi de! Ama özellikle şu yöneticilerin koridarlarda hakeme saldırmaları var ya; tam bir skandal.. Temizleyin artık şu koridorları. Kulüp yönetenlerin ne işi var o koridorlarda Allah aşkına!
***
GOLCÜLERİN şifresini çözmek ise aynı güçlükte zor değil.. Güiza’nın, Kahe’nin, Youla’nın, Bobo’nun, Colman’ın Hakan Şükürleşmesindeki temel faktör ’Noel’ kafası.. Bir an önce kendi törenlerine kavuşma isteği.. Kötü zeminlerin, son hafta rehavetin de ’kelebek etkisi’ yarattığını savunabiliriz. Ama asıl hikâye Noel, arkadaş...
BU olay dipsiz kuyu gibi.. 19 yıldır bu işin içindeyim şu 20 Aralık’lı tarihlerdeki Süper Lig maçları oynandığında hep aynı sorunu yaşıyor bu ülke.. Ekseriyetle kasıtlı sarı kartla cezalı duruma düşme senaryosunu oynuyor bizim yabancılar. Kaldıklarında da bedenleriyle oluyorlar içimizde.. Bir işe yaramıyor ayakları haliyle.. Youla gibi ’izin’ arızası çıkartanlar bile çok..
O zaman fikstüre bir balans ayarı lazım. UEFA nasıl Avrupa maçları için 17 Aralık’ı geçirmiyorsa (Ki basketbolda Avrupa Ligi’ne bile Christmas arası verildi) TFF de benzeri uygulamayı benimsemeli. Kimse Avrupa liglerinden örnek vermesin. Bir yabancı için İngiltere’de Noel kutlamakla, Türkiye’de bu olayı icra etmek aynı şey değil... ’Noel’ krizinden ya takvimi değiştirerek kurtulacağız ya da Yılmaz Vural gibi “Kusura bakmayın yabancı futbolcu kardeşlerim, işime yaramıyorsunuz kendinize lütfen kulüp bulun” diyeceksiniz..
***
BİZİMKİLERDEN Sercan Yıldırım (Bursa), Mehmet Çakır (A.Gücü), Adnan (D.Bakır) gibi oyuncuların Şükür modasına uymasının da elbet nedeni tatil duygusu.. Her ne kadar fiziksel yetersizlikleri de rol oynasa bile son hafta maçları bir gevşeklik yaratmıyor değil..
BU durum hocalarda bile var. Rijkaard’ın yabancılara özel izni, Kore izleri taşıyan Şenol Güneş’in taktiksel tatili, Mustafa Denizli’nin durgunluğu, Tolunay Kafkas’taki motivasyon gerginliği bu kapsama dahil edilebilir.
AMA maç maçtır... İşini ciddiye alıp ’şah-mat’ yapan Ertuğrul Sağlam gibi hocaları unutmayalım.. Ama asıl gerçek ne biliyor musunuz? Şenol Güneş’in söylediği; “F.Bahçe yata yata maçı bitirdi, bu takım nasıl lider anlamıyorum”... Hocam Kore’deyken sanırım bu ligin kalitesini unutmuş.. Ya da içinde bir F.Bahçe stresi var. Sizce hangisi? Benimki belli!
Avni Aker’de 6. dakikada Trabzon’un gollük atağını kesen yardımcı Hüseyin Fidan sezonun en büyük bombasına imza attı.
Kaçan goller
1 GÜİZA F.Bahçeli golcü kale önünden topu auta dikti ki, geçen yılki Beşiktaş derbisini hatırlattı..
2 KAHE Skor 0-0 iken Kahe, Franco ile karşı karşıya kaldı. Ancak öyle kötü vurdu ki top taça gidiyordu.
3 KAHE G.Birliği’nin Brezilyalı forveti ‘ofsayt’ yapan G.Saray savunmasının arka bahçesinde buluştuğu topu kafayla bu şekilde ‘heba’ etti..
4 SERCAN Genç golcü, Beşiktaş defansını düğümledi fakat topu adeta dağlara taşlara attı.
5 MEHMET ÇAKIR A.Gücü’nün umut beklediği tecrübeli golcü, bomboş topu üst direğe nişanladı.
6 CESAR F.Bahçe’ye attığı muhteşem golle çok konuşulan Antepli Cesar Da Silva, bu topu üstten yollamayı başardı.
7 YOULA Eskişehirli golcü arka direkte beklediği topu bacak arasından kaçırıverdi.
8 YOULA Gineli yine arka direkte, top da ‘mis’ gibi geliyor ancak kafa vuruşuyla topu içeri değil auta atıyor.
9 ADNAN D.Bakırlı orta saha, kaleciyi geçti ama topu boş kale yerine auta yolladı.
10 ZİTOUNİ Antalyalı Ali Zitouni, topu ayağında çok tutunca kaleci gelip topu aldı.