Öncelikle şu tespiti yapalım: Eğer F.Bahçe’nin futbol standartı buysa, ondan 3 saat önce izlediğimiz Trabzon bu ligin Barcelona’sıdır, kabul edelim..
Haftalardır maçların ilk yarısındaki yüksek performansıyla öne geçip ikinci yarılarda skoru koruduğu için eleştirilen F.Bahçe, Ankara’da taktik açıdan bozguna uğradı bir kere..
F.Bahçe’nin handikaplarını sayalım:
1. F.Bahçe’nin ikinci yarılarda düştüğünü bilen Ümit Özat, 60 dakika 9 kişiyle defans yaparak F.Bahçe’ye hücumda boş alan bırakmadı.. Ve son yarım saatte F.Bahçe gol için açıldıkça kontraya dönüp rakibin fişini çekti..
2. Yoğun kar ve alttan ısıtma sistemi birleşince saha kayganlaştı ve F.Bahçe’nin tekniğini sergilemesi zorlaştı..
3. F.Bahçe yine ağır ve temposuz oynadı.. Bu kadar yavaş hücum ederseniz rakibi hataya zorlama ihtimaliniz sıfıra düşer.. A.Gücü topa koşarken, F.Bahçeliler topu ayaklarına bekledi..
4. Sağ kanatta Gökhan Gönül ne kadar muhteşem bir hücum silahı ise, sol kanattaki Caner de o derece kötüydü.. 2.5 milyon Euro ödediğin bir adamın her ortasının yanlış yere gitmesi beni çıldırtıyor.. Üstelik ilk gol yine Caner’in kademe hatasından geldi..
Sonuçta oyun tamamen Ümit’in kurguladığı gibi geçti.. 1-0’dan sonra Mehmet Çakır’ı da sokarak iyice kontraya dönen A.Gücü 2’yi buldu, direkten dönen olmasa 3’ü de yapacaktı..
Kocaman ise hep yaptığı gibi maçı seyretti..
Aykut'u kurtaracak tek şey ilk golü atıp rakibi açmaktı.. Niang’ın ilk yarıda kaçırdığı 2 golle bu hesap tutmadı.. 2. yarı ise Dia-Niang-Alex’in kalabalık A.Gücü defansı arasında erimesi üzerine Aykut’un müdahale yapması gerekiyordu.. Yapmadı, 75’e kadar bekledi.. Maç 2-0 oldu ve çıkan adamlar Dia ile Alex olunca ben de “Pes” dedim..
Çünkü.. F.Bahçe’nin sorunu Alex’in etkisizliği değil, az adamla hücum etmekti.. Çift forvete dönmek, kalabalık hücum edip riske girmek, hele durum 2-0 iken bu kadar mı zor? Anlaşılan ne Aykut ne de futbolcular bu maçın değerinin farkındalar.. Şimdi puan farkı 9’a çıktı.. Ayıklayın bakalım pirincin taşını!
SESTAK VE DİĞERLERİ!
F.Bahçe'de temel sorun yabancılar.. Al Dia’yı vur Stoch’a.. İkisi de hızlı ama son vuruş özürlü ve istikrarsız.. Yobo ile Lugano’ya Sestak’ın attığı 2. gol nedeniyle “Yuh” diyorum.. Cristian, Selçuk’tan farksız..
Niang’ı yere göğe sığdıramıyorduk.. O da düşüşte.. İlk yarı 2 tehlike yarattı.. Biri direkten döndü.. Ötekinde Senecky ile karşı karşıyayken topun dibine girmek yerine kaleciyi göbeğinden delmeyi tercih etti.. 0-0 iken atsa maç kopacaktı, 93’te hiçbir işe yaramayan bir gol attı..
A.Gücü’ne bak, Sestak 2 gol atıp F.Bahçe’yi tek başına yendi.. F.Bahçe’dekileri (Alex dışında) toplasan bir Sestak etmiyor maalesef..
GOLE BAK GOLE!
74’te Sestak’ın attığı 2. golü hatırlayın.. Adam orta sahada topu aldı, önce Emre‘yi, sonra Yobo‘yu, sonra Lugano‘yu ve nihayet Gökhan Gönül‘ü de çalımlayıp yay üzerinden attığı şutla F.Bahçe’nin ipini çekti.. 4 kişi arasından böyle gol yiyen takımın teknik direktörü, bana sakın takım defansı veya modern futboldan söz etmesin..
Aykut taktik biliyor mu?
13 Aralık 2010 11:08