TRABZON için Moskova’dan gelen sonucu da düşünürsek harika bir beraberlik diyebiliriz.
Ne var ki, sevinmekten daha çok üzüleceğimiz bir beraberlik. Son Lille maçına kalmadan Şampiyonlar Ligi’nde bir üst tura çıkmayı dün garantileyebilirdler. Inter’e karşı çok ciddi gol pozisyonları üretip, bunları gole çevirememek Trabzon için üzücüydü.
TRABZON’UN ilginç bir Devler Ligi seyri var. İki Inter maçında mükemmel takım oyunu oynayan, tempolu, dikine futboldan en güzel örnekleri sergileyen Trabzon izledik. İki CSKA maçında ise tedirgin hatta korkak ve bu nedenle anormal pas kayıpları yapan bir Trabzon gördük. Tek Lille maçı ise ellerin ayakların dolaştığı, bir heyecan ve biraz da hesap maçıydı. İki Inter maçında çağdaş futbolun en güzel örneklerini sergileyen, 1-2 tecrübesizlikten kaynaklanan hata dışında oyunu hep kontrol eden Trabzon’u gruptaki maçlarda niye izlemedik cevaplanması gereken en önemli soru bence bu.
5 maçlık serüvenin tamamında daima en önemli oyuncu Colman, kadroda olduğu zamanlarda da en soru işareti oyuncu Alanzinho oldu. Sambacı dünün de özellikle ilk yarıda en verimsiz oyuncusuydu. Ne ilginçtir ki Güneş’in en kritik tercihi olmayı da yine sürdürdü. Adrian’la başlamak sanki daha dirençli ve orta sahayı daha çok kontrol eden Trabzon izlettirebilirdi bize. Alanzinho ile ilgili bir başka şaşırtıcı görüntü de hücumdaki yüksek sorumluluk alma isteğinin, savunmaya vermesi gereken destekte hiç olmamasıydı. İşte o nedenledir ki Trabzon’un en iyilerinin en tepesindeki Colman orta sahanın göbeğinde çift kişilik oynamak zorunda kaldı.
VE Arjantinli’ye bravo demek lazım. Temposunu hiç düşürmedi, kontrolünü yitirmedi.
ELBETTE attığı golle gruptan çıkma umudunu son maça taşıyan Halil de çok önemli oynadı. Belki golü kadar gösterişli değildi ama müthiş faydalıydı. Avrupalı’ya karşı Avrupalı gibiydi.
Avrupalı gibi oynadı
23 Kasım 2011 10:52