Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, Norveç maçı sonrası sıcağı sıcağına Ligtv.com.tr'nin sorularını cevaplandırdı. Norveç beraberliğinin yorumlarıyla başlayan sohbetimiz, Türk futbolunda son aylarda yaşanan gelişmelere kadar vardı ve Ulusoy yine ses getirecek açıklamalarda bulundu
TFF Başkanı Haluk Ulusoy'dan yaylım ateşi!..Ulusoy, neler neler söylemedi ki! Norveç maçının ardından Ligtv.com.tr Haber Müdürü Erdem Erol'a konuşan Haluk Ulusoy, alınan bir puandan, grupta geride kalan maçlara, seyircisiz oynanan maçların üzerlerinde yaptığı etkiden, hedeflerine kadar konuştu. "Beni rahat bıraksınlar, huzur versinler" diyen Ulusoy, mesaj kaygısının olmadığını belirtmesine rağmen yine önemli mesajlar verdi. 4 yıllığına seçilen ancak görev süresinin henüz ilk yılını doldurmuş olmasına rağmen yaşadığı sıkıntılara da değinen Ulusoy, "Türk futbolunu kaosa sokmak isteyen insanlar lütfen biraz köşelerine çekilsinler ve Türk futboluna huzur ortamı gelsin "dedi ve ekledi:
"Eğer Mali Genel Kurul'da genel kurul üyelerimiz derseki 'seçim istiyoruz', ben onlara teşekkür ederim ve asla aday olmam."
"MUTLULUKLARIN EN BÜYÜĞÜ"
-Son dakikada gelen golle Norveç karşısında sahadan 1 puanla ayrıldık. Bu 1 puan işimizi bir hayli kolaylaştırdı. Beraberlik golüyle birlikte neler hissettiniz?
Mutlulukların en büyüğüne ulaştım. Çünkü ilk devre mağluptuk ve çok iyi futbol oynamamıştık. Maalesef 2 tane yapılan hatadan dolayı 2-0 yenik duruma düştük. Ama 2. devre futbolcu kardeşlerimiz mükemmel bir mücadele örneği gösterdiler ve maçı beraberliğe kadar taşıdılar. Galipte gelebileceğimiz bir durum vardı ama olmadı ama çok büyük bir mutluluk tabiiki. Neden büyük mutluluk, 2-0’dan 2-2 yapıyorsunuz. 5 maç oynuyorsunuz hepsi yurt dışında. Ülkenizde oynamamışsınız. Bu 5 maçın 3 tanesi seyircisiz olarak oynandı. Grup lideri olarak yolumuza devam ediyoruz. Bizim için son derece önemli bir puandı tabii ki.
"YOLU % 60-70 GEÇTİK"
-Matematiksel olarak kesin değil ama tablo olarak artık gruptan çıktık gözüyle bakabilir miyiz?
Bu beraberliğin bir önemi de Norveç bizim rakibimiz. Yani 2 rakibimizden biri olarak görüyorduk, biri Yunanistan diğeri Norveç. Norveç’in kendi sahasında mağlup olması ve bizimle de berabere kalmasıyla grupta işini zorlaştırdı. Onun için yolu yüzde 60-70 geçtik diye görüyorum ben.
"ALLAH SEYİRCİSİZ MAÇ NASİP ETMESİN"
-Bu maçla son seyircisiz maçımızı oynadık. Seyircisiz oynamak, çok büyük sıkıntılar yaşattı mı yoksa deneyim mi kazandırdı?
Tabii ki çok deneyim kazandırdı. Artık ülkemizde, sahalarımızda görmek istemediğimiz hadiseleri bir daha hiç yaşamayız. Kolay değil tabii ki seyircisiz maç oynuyorsunuz, onun içinde büyük bir deneyim oldu. Çok zor anlar yaşadık. Seyirci futbolun herşeyi, kalbi. Seyircisiz maç oynamak bir antrenman maçı gibi geliyor. Futbolcu kardeşlerimiz, teknik kadromuz moral ve motivasyon açısından tabiiki zorlanıyorlar. Onun için böyle seyircisiz maçları allah daha nasip etmesin diye düşünüyorum.
"2002 RUHUNU TEKRAR YAŞATACAKLAR"
-Bundan sonra oynayacağımız maçlar için ne düşünüyorsunuz bir de artık seyircili oynayacak olmak artı bir motivasyon oluşturacak mı?
Muhakkakki seyircili oynamak çok büyük bir motivasyon oluşturacak. Ama teknik kadromuzu, Hakan Şükür’den kaleci Volkan’a kadar bütün kardeşlerimizi kutluyorum. Bu çocuklar ülkemizi çok iyi bir şekilde gururlandırıyorlar. Mücadele veriyorlar. Göğsündeki ay-yıldız için sahaya çıkıp terlerini döküyorlar. Türk insanı için ter döküyorlar. Seyircimizle bütünleştiğimiz zaman futbolcu kardeşlerimizin mükemmel maçlar oynayacaklarına ve 2002 ruhunu tekrar yaşatacaklarına inanıyorum ben.
"VOLKAN MÜKEMMEL BİR KALECİ"
-Kulüpler milli takıma oyuncu kazandırırlar ama bu sefer biraz tersi oldu herhalde. Kulübünde sıkıntılı günler yaşayan Volkan’ı, milli takım bir anlamda Yunanistan ve Norveç maçları sonrası kendi takımına kazandırmış oldu.
Futbolcu kardeşlerimiz kendi kulüplerinde, sadece Volkan değil başka futbolcu kardeşlerimiz de kendi kulüplerinde sorun yaşayabilir. Burası milli takım ve milli duygular çok ön plana çıkıyor. Volkan bana göre mükemmel bir kaleci. Bazı sorunlar yaşadı ama burada biz kendisiyle çok yakın şekilde ilgilendik. Ben kendisine çok güveniyorum. İyi hizmet ediyor, bundan sonra da iyi hizmet edeceğine inanıyorum.
"TÜRK İNSANINI SOKAKLARA DÖKECEK"
-5 maçtır yurt dışından hep mutluluk dolu mesajlar veriyorsunuz. Mutluluğunuzu dile getiriyorsunuz. Bundan sonra da bu mutluluk dolu mesajları dile getirmek istiyorsunuz değil mi?
Biz teknik kadromuzla, futbolcu kardeşlerimizle birlik bütünlük halindeyiz. Çok güzel duygular, çok güzel anlar yaşıyoruz. Birbirimize bağlı bir şekilde çok güzel pozitif elektrik veriyoruz. Biz tabii ki yurt içinde, yurt dışında olduğumuz zaman bütün Türklük gururunu yaşayan herkesin dualarını istiyoruz. Futbolcu kardeşlerimize bu duaların pozitif olarak geldiğine inanıyorum. Tabii ki artık ülkemizde oynadığımız maçlarda daha da iyi oynayacaklar, daha da mükemmel mücadele edecekler ve grubumuzdan lider olarak çıkacağız. Çünkü biz ekip olarak buna inandık. İnancımızı sürdürüyoruz. Tüm takım halinde ülkemizi yine coşturacağız. Yine o eski güzel günlere kavuşacağız. 2002’de sokaklara dökülen Türk insanını, tekrar bu futbolcu kardeşlerimiz, teknik kadromuz sokaklara dökecek.
"FİNAL OYNAYACAĞIZ"
-Siz de ifade ettiniz. "Gruptan yüzde 60-70 çıktık" dediniz. Hedef artık Avrupa Şampiyonu olmak değil mi?
Ben başından beri söylüyorum. Biz Avrupa Şampiyonası'na sadece katılmakla kalmayacağız, final oynayacağız ve allahın izniyle kupayı Türkiye'ye getirmek istiyoruz. Neden olmasın? Biz inandıktan sonra, Türk futbolcusu inandıktan sonra, ülkesiyle birleştikten sonra başararamayacağı hiçbir şey yoktur, dünyada yenemeyeceği hiçbir takım yoktur.

"BENİ RAHAT BIRAKSINLAR, HUZUR VERSİNLER"
-Sizinle yurt dışında seyircisiz oynanan maçlardan sonra konuşmuştuk. O konuşmalarımızda da bu konuya değinmiştik. TFF başkanı olarak ilerleyen aylarda gündeme gelebilecek bazı konuları konuşmuştuk ve bunlar yaşandı. Son aylarda çok sıkıntılar yaşıyorsunuz. Bu sıkıntıları yaşarken patronluğunu yapmış olduğunuz milli takımın şu an bulunduğu başarılı ortamla bir anlamda bir yerlere bir mesaj bir ders verdiğinize inanıyor musunuz?
Vallahi ben ders veya mesaj verme peşinde değilim. Ben övgü peşinde de değilim. Bana övgüler yağsın, ben bunu da beklemiyorum. Ben sadece şunu istiyorum. Beni ve ekibimi rahat bırakırsalar, biraz daha huzur ortamında bize çalışma fırsatı tanırsalar, biz Türk futbolunu yine eski güzel günlerine kavuşturacağımızı söylüyoruz. Ben federasyonu bıraktığım zaman FIFA ve UEFA'daki sıralamasını siz herhalde bende daha iyi biliyorsunuz. O güzel günlere dönmek istiyoruz. Beni rahat bıraksınlar, bizi rahat bıraksınlar. Biraz huzur ortamı versinler, biz ülkemizi, hem ülke içinde hem ülke dışında en iyi şekilde temsil edelim ve dünya futbolunda bizim yerimizin artık sağlam olabileceği noktalara çıkalım diye düşünüyoruz. Beni genel kurulum seçti. Genel kurulum bana teveccüh gösterdi, bana inandılar. Beni bu göreve getirdiler. Bende ülkem için, bayrağım için mücadele veriyorum. Elimden geldiğince mücadele veriyorum. Elimden geldiğinden daha fazlasını yapmaya çalışıyorum ama moral motivasyona bizimde ihtiyacımız var. Artık bu tür olaylar kapansın. Türk futbolunu kaosa sokmak isteyen insanlar lütfen biraz köşelerine çekilsinler ve huzur ortamı gelsin Türk futboluna. Biz çok güzellikleri yaşatırız diye düşünüyorum.
"TEK VÜCUT OLDUK"
-Başkan vekiliniz Affan Keçeci’yle yapmış olduğumuz röportajlarda kendisi sürekli olarak, “Türk futbolunda yaşanan sıkıntılardan milli takımımızı, teknik heyet ve futbolcularımızı uzak tutmaya çalışıyoruz, onlara hiçbir şey hissettirmemeye çalışıyoruz” şeklinde açıklamalar yapmıştı. Bunu başardığınıza inanıyor musunuz?
Kesinlikle, kesinlikle başardık. Erdem Bey kardeşim, 5 maç oynuyorsunuz ve 5’ini de yurt dışında oynuyorsun, 3 tanesini seyircisiz oynuyorsun. Bu milli takımla, çocuklarımızla biz tek vücut olduk. Biz onlarla yeri geldi ağabey, yeri geldi baba, yeri geldi başkan olduk. O kadar güzel kenetlendikki, o kadar güzel birlikteliğimiz varki bunu biz anlatamayız size. Çünkü kampın içinde yaşananları sizlerin bilmesi mümkün değil. Çok duygulu, çok güzel günler, çok mükemmel anlar yaşıyoruz. Ben 2002 ruhunun tekrar geldiğine inanıyorum, daha da iyi olacağımıza inanıyorum. Ama lütfen biraz huzur versinler. Ben bir yere mesaj vermek istemiyorum. Benim kimseyle bir derdim yok, kimseye kırgınlığım yok. Ben sadece ülkemin futboluna ve bayrağına hizmet ediyorum. Beni rahat bırakırlarsa benimde moralim daha iyi olur, şevkim gelir, heyecanım daha fazla olur ve ülkemi daha güzelliklere götürürüm diye düşünüyorum.
"POLEMİKLERİN İÇİNDE OLMAK İSTEMİYORUM"
-Lig TV’de 2’ye 1 programında geçtiğimiz günlerde yine net açıklamalarınız oldu. Gündemdeki konulara açıklık getirdiniz. Ben burada bir benzetme yapacağım belki kabul edersiniz belki etmezsiniz, Türk futbolunda cepheler açılmış oldu diyorum. Yunanistan maçı sonrası Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Fatih hocayı arayıp tebrik etmesi, sizi aramaması yönetim kurulu üyeleriniz tarafından eleştirildi. 2’ye 1 programında bu konuyla ilgili sizde açıklamalarda bulundunuz. Bir anlamda polemikler hep karşı cepheden mi geliyor?
Muhakkakki polemik konusu açmak istiyorlar. Ben şunu söyleyeyim, ben Başbakanıma hiçbir zaman kırgın olamam, kızgın olamam. Ne haddime düşmüş. Benim ülkemin Başbakanı. Ben sadece üzüntü duyarım. Ama Fatih Terim hocam benim, milli takımların başında olan hoca. Yani onu aramış sayın Başbakanımız, onu kutlamış, yani ben sadece üzüntü duyarım. Kurumun başı olarak üzüntü duyarım. Ama hiçbir zaman kızgın değilim, kırgın değilim. Benin hiç konuşmadığım sözler söyleniyor. Ben sadece görevimi yapmak istiyorum. Bu polemiklerin içinde olmak istemiyorum. Bana huzur ve rahat versinler, ben ülkeme hizmet edeyim diyorum. Benim amacım sadece bu.
"MUTLUYUZ, GURURLUYUZ..."
-Norveç maçı sonrası kimler tarafından arandınız? Kutlama mesajları geldi mi?
Bütün arkadaşlarımız, kulüp başkanlarımızın bir çoğu arıyorlar sağolsunlar. Eşim aradı, annem, babam, kızım, kardeşlerim hepsi beni kutladılar. Türkiye'den dostlarımız sağolsunlar bizi hiç yalnız bırakmıyorlar. Mesajlar devamlı geliyor. Şu ana kadar herhalde 300 tane mesaj geldi. Mutluyuz, gururluyuz, allah herkesten razı olsun. Allah herkesin kalbine göre veriyor. Allah benim de kalbime göre veriyor. Biz mutlu bir şekilde gidiyoruz, Allah mutluluğumuzu bozmasın.
"BANA DUA EDİYOR"
-Hep “Allah benim kalbime göre veriyor” diyorsunuz, bunu vurguluyorsunuz. Bu nasıl bir mutluluktur, Allah’ın hep kalbinize göre vermesinden neler hissediyorsunuz?
Bu çok büyük bir huzur. Huzurun ötesinde hiçbir şey yok. İçim o kadar huzurla doluyorki Alahıma şükürler olsun. Bize dua eden herkesten Allah razı olsun. Ben inanıyorum ki Türk insanının hepsi milli takımımıza dua ediyor, bana dua ediyor. Ben buna inanıyorum ve kalbim, içim huzur doluyor.
"ASLA ADAY OLMAM"
-Lig TV’de katıldığınız programda da ifade ettiniz, “Genel kurul salonunda oylama yapıldığında seçim kararı çıkacağına inanmıyorum. Biz soracağız. Eğer seçim istiyoruz çıkarsa gün koyulacak ve seçim yapılacak” dediniz. Seçim istenirse neler yaşanacak, siz adaylığınız konusunda neler düşünüyorsunuz? Türk futbolununun geleceği adına ve kendi adınıza neler düşünüyorsunuz? Bunun planlamasını yapıyormusunuz?
Hayır kesinlikle yapmıyorum. Sadece ben bugüne kadar ne söz verdiysem onun arkasında oldum. Türk halkına verdiğim her mesajın arkasında oldum, her verdiğim sözün arkasında oldum. Biz eğer mali genel kurula gittiğimizde, genel kurul üyelerimiz nasıl beni seçtiğinde mutluluk duyduysam, o kutsal emaneti nasıl üstümde gönlümün içinde taşıdıysam, onlara teşekkür ettiysem, eğer mali genel kurulda genel kurul üyelerimiz derseki seçim istiyoruz, ben onlara teşekkür ederim ve ve asla aday olmam. Benden sonra Türk futbolunda ne olur, onu şu anda benim bilmem mümkün değil. Onunda cevabını artık Türk kamuoyu verir diye düşünüyorum.
"KÖŞEME ÇEKİLİRİM"
-Yasal olarak adaylığınızı koymanızda bir engel olmasa da aday olmam mı diyorsunuz yani?
Hayır kesinlikle olmayacağım. Çünkü ben genel kurul salonunun içinde demokratik bir şekilde seçilmiş bir insanım. Parantez içine alıyorum bunu, heryerde de söylüyorum, her zaman söylüyorum. Genel kurul salonunun dışında demokratik bir ortam yoktu. Ben o şekilde seçimlere girdim ve demokratik bir şekilde genel kurul salonunda beni genel kurul üyelerim seçtiler. Seçimden 8 ay sonra Türk futbolunda neler kötü gittiki, biz neyi kötü yapmışızki dış mihraklar maalesef bu polemik yaratanlar, kaos yaratmak İsteyenler seçim atmosferine soktular Türkiye’yi. Ben 4 yıllığına seçildim ve daha 1 senemi tamamladım. Eğer 4 yıl ben görevimi tamamlamadan, 1 yıl içerisinde bu kadar mükemmel giden işlerden sonra genel kurul üyelerimiz derseki seçim istiyoruz, ben herkese teşekkür ederim ve köşeme çekilirim.
"GÜNLERCE KENDİME GELEMEDİM"
-Ben bugüne kadar verdiğim sözleri hep tuttum dediniz. Tutamadığınız bir söz var mı? Şurada hata yaptım dediniz mi hiç?
Hayır, ben bilerek hiçbir hatanın, yanlışın içinde olmadım. Ben vicdanen çok rahatım, huzurluyum. Verdiğim her sözün arkasında oldum. Tutamadığım söz yok. Sadece bir Avrupa Şampiyonası'na gidememiştim, son 15 dakikada avucumuzun içinden kaçtı gitti. Ona çok üzüldüm, kahroldum, günlerce kendime gelemedim. Ülkeme söz vermiştim Avrupa Şampiyonası'na katılacağız diye. Bir tek o sözümde duramadım, onun acısını yaşadım o kadar.