Hey gidi hey... 17'de 17 hayalleriyle yola çıkanlar şimdi "ilk dörde acaba girebilecek miyiz?" hesapları içerisindeler. Bir durum değerlendirmesi yapalım. Yönetime "Vay gerçekleştirdiğiniz transferler rezalet" diyebilmemiz söz konusu değil. Adamlar Beşiktaş tarihinin en olumlu transferlerini yaptılar. Geride ne kalıyor, futbolcular ve Schuster.
Quaresma, Fernandes, Simao ve Guti'ye laf söyleyemeyiz. Görev aldıkları her maçta kalitelerini ortaya koydular. Bireysel becerilerini ön plana çıkardılar. Futbolu güzelleştirdikleri gibi skoru belirleyecek etkinlikte de oldular. Yeni transferlerden sadece Almeida bekleneni veremedi. Bu adamı daha önce izlememiş, kariyerini bilmemiş olsam nereden geldi bu "Kelle kulak" derim.
Takımın eskilerinden İbrahimler, Aurelio, Necip, Ekrem, Hilbert, Sivok, İsmail hep bildiğimiz gibi. Kendi standartları içerisindeler. Dün nasıl oynuyorlarsa bugün de aynı düzeydeler. "Ernst düşüşte" diyemeyiz, çünkü oynatılmıyor. Şöyle bir baktığımızda futbolculara da fazla suç yükleyemeyiz.
MAZERET UZMANI
Şimdi gelelim son halka Schuster'e... Aşçı becerikli değil. Elindeki malzemeden iyi bir menü sofraya getiremiyor. Masanın etrafındakiler karınları doymadan bulduklarıyla yetinmek zorunda kalıyor. Aşçı mazeret uzmanı. Durmadan birşeyler yumurtluyor.
Son demeci de müthiş! "
Ne yapayım Ankaragücü 10 kişi ile savunma yaptı."
Vay be kurnazlığın bu kadarına da pes doğrusu.
Elbette kimse yutmuyor bu palavraları.
Artık dünyanın her tarafında top rakipteyken takım halinde savunma yapılıyor. Bunu Schuster efendi bilmiyor mu? Biliyor da işine gelmiyor. Durmadan kıvırıyor, dansözlere taş çıkartıyor. Adam takım savunmasını yaptıramamanın acısını rakiplere laf atarak çıkartmak istiyor. Savunma prensiplerini rafa kaldıran takımların hüsrana uğramaları kaçınılmazdır. Oh ne güzel, beş kişi geride, beş kişi ileride. 1960 futbolu asıl işte bu. Her maçta yediğinden fazlasını atamazsan puanlara el sallamaktan başka çaren kalmaz.
Gelenler elbette kariyeri belli olan firma oyuncular. Ancak Bobo ve Ernst bir anda kenara atılacak oyuncular mı? Neden onlardan da faydalanmak istemez.
Aşçı sensin, sistemini belirleyecek olan sensin. Boş konuşmaları bırak. Oyuncularınla bütünleş. Çevrene tepelerden bakma. Söylenenlere biraz kulak ver. Kendini vazgeçilmez olarak görme. Elinde çok iyi bir kadro var, bunun kıymetini bil. Sabırları taşırma...
Aşçı sabırları taşırma
15 Şubat 2011 10:40