Kuşkusuz ki kökten G.Saraylı Yahya Kemal Beyatlı, ömrü yetmediği için futbol zaferlerine tanık olamadığı Ali Sami Yen için yazmadı ‘Sessiz Gemi’ şiirini... Belki kaleme almadı, “Demir almak zamanı gelmişse zamanda, meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan” dizelerini dün gece için... Ama Ali Sami Yen Stadı’nın, ‘stat kimliğindeki’ son gününde bu klasiği anımsadı birçok G.Saraylı. Hüzünlendiler, bakamadılar bile sahaya doya doya inanın! Hele o veda anı yok mu! Çakmaklarla, meşaleler eşliğinde, “defter kapandı” denilen dakikalar! Tarihe mal olmuş tezahüratlar... Koca koca adamlar,süslü püslü kadınlar nasıl da ağlıyorlardı! NTV Spor’da gazeteci Mehmet Demirkol’un, “Herkes için bir şeyler ifade ediyor bu stat” lafı ise son noktaydı sanırım. Nokta! Sonrası yok...
Gerçekten bir devir bitti dün Türk futbolu için. Geçtim G.Saraylıları; F.Bahçelisi, Beşiktaşlısı, Trabzonlusu için de bir efsanedir Mecidiyeköy çayırı. Kendinizi en fanatik F.Bahçelinin yerine koyun. Bir daha G.Saray’ı Ali Sami Yen’de 4-0 yenebilecekler mi? O heyecana tanık olabilecekler mi köhnemiş stadın küf kokan açık tribününde... Hayır... Yaşandı ve bitti... Ya Beşiktaşlılar? 2-0 geriye düştükleri maçı 3-2’ye getirip Gordon Milne ile kazandıkları şampiyonluğun tekrarına tanıklık edebilirler mi? Hayır.. Hami, 30 metreden gol atabilecek mi bir daha Bordo - Mavili forma ile Ali Sami Yen’de G.Saray’a... Iı-ııh... Oktay Derelioğlu, futbol kariyerinde 4 gol birden attığı bir başka ulusal maçı yaşayabilecek mi Mecidiyeköy sırtlarında?
Saymıyorum Neuchatel, Milan, Barcelona, Real Madrid zaferlerini... Anmıyorum Metin Oktay’ları, Turgay Şeren’leri, Fatih Terim’leri, Mustafa Denizli’leri, Tarık Hocic’leri, Cevat? Prekazi’leri Cüneyt Tanman’ları, Tanju Çolak’ları, Bülent Korkmaz’ları, Hakan Şükür ve Hasan Şaş’ları... Onlar zaten Ali Sami Yen’in öz be öz evlatları...
Evet, dün akşam Ali Sami Yen’in kapısını kapattı Türk futbolu... Ağlayarak. Kimimiz ilk aşklarımızı bıraktık orada, kimimiz minicik evlatlarımızın elinden tutup götürdüğümüz yeni açıkla vedalaştık, kimimiz, ekmeğe ‘eemeek’ dediğimiz yaşlarda babamızın omzunda tanıştığımız Sarı - Kırmızılı renklerin mabedine “Elveda” dedik... Evin yolunu tutarken orta yaş bir G.Saraylı şöyle mırıldanıyordu yaşlı gözlerle: “Babamı Aşiyan’da toprağa indirirken bakamamıştım, atamamıştım üzerine toprağı... Bu maçı da seyredemedim, yüreğim kaldırmadı, tribünde başım önde bitirdim 90 dakikayı. Ayrılık kötü şey!”
Sahi maç mı? G.Saray kazandı, son golü de F.Bahçe’den gelen Kâzım attı, anlamlıydı ama bir gerçek var ki oynanan futbol, Ali Sami Yen gibi köhnemiş. Bakalım Aslantepe’de ne değişecek?
Artık anılarda...
12 Ocak 2011 11:09