Antalya ligin başlama noktasına döndü. İşleri istediği gibi gitmeyen İstanbullu büyükler, yazmak istedikleri yeni hikayelerinin ilk cümlesini Akdeniz kıyısında kurar oldu. F.Bahçe sezonun ilk yarısında göstermediği mücadeleyi, ilk kez
Antalya'da sunmuştu.
Dün de Beşiktaş alışık olmadığımız şekilde topun arkasına geçerek başladı maça. Bundan önce maçların ilk 10 dakikasını 5 atmaları gerekiyormuş gibi oynuyorlardı. Defans yapmak ikinci plandaydı. Bu kez yıldızlar dahil tüm Beşiktaşlı futbolcular topun gerisindeydi.
Schuster ligin ilk yarısında Trabzon ve Bursa'yı böyle oynadıkları için eleştirmişti. Böyle bakıldığında bu maç Türkiye kariyerinde Alman hocanın geri adım attığı maç olarak anılacaktır. Ancak şartlara bakıldığında doğru hamle olduğunu söylemekte fayda var.
Elbette bu anlayış kısır futbola yazılmış bir mektuptu. Fakat iştahlı başladıkları maçlardan daha fazla pozisyona girdiler ilk 10 dakika!
Aslında pozisyona girmek değil Beşiktaş'ın sorunu. Beşiktaşlı futbolcular rakiplerine saygı duymuyor. Onların teknik beceri eksikliklerini mücadele ile kapatmaya çalışmasını küçümsüyor. Rakiplere karşı vücut dillerine de yansıyor bu durum.
Bu ruh haline büründüklerinde Lucescu'nun 100. yılda Ümraniye topraklarına ektiği 'gerçekçi futbol' tohumlarını eziyorlar. Bizim burada ne işimiz var hissi ile koşturuyorlar. Doğaçlama oynamaya başlıyorlar!
İşte 'önce defans' diyerek çıktıkları maçın ilk yarısının sonlarına doğru bu yüzden yine eskiye dönüş sinyalleri verdiler. Devre imdat freni gibiydi. Biraz dinlenme sonrası normalleştiler. Bu maça ne için çıktıklarını hatırladılar. Ve kazandılar. Bu maçın pansumandan öte tedavi eden maç olmasını istiyorlarsa hep böyle gerçekçi oynamalılar. Yıldızlarını bu oyun içinde parlatmalılar.
Antalya tedavi merkezi
01 Mart 2011 10:25