Seyircisiz maçlar her takım için dezavantaj.. Ancak F.Bahçe için çok daha başka. Bu takım seyircisiz oynayamıyor. Bunu dün bir kez daha gördük. Daha maçın başında F.Bahçeli oyuncuların yüzüne bakıyorum; hepsi gergin. Ürkekler ve kaybetme korkusu içindeler.
BU psijkolojiyi hiç iyi bulmadım. Bunun yüzünden sahada çok garip hareketler izledim. Kimse sorumluluk almak istemedi. Hatta top ayağına geldiğinde korkan oyuncular vardı. Seyirci olmamasına rağmen böyle bir tabloyu F.Bahçeli oyunculara yakıştıramadım.
GÜİZA buna en somut örnekti. Topu her aldığında garip-saçma hareketler yaptı. Öyle pozisyonlar izledim ki, Güiza’nın ne yapmaya çalıştığını anlamadım. 12. dakikada öyle güzel bir pozisyona girdi ki, golü atsa takımını rahatlatacak. Baskıyı üzerinden alacak. Ancak atamadı. Çünkü çok yavaş kaldı. Maçı yaşamıyor ki, gidip golü atsın.
F.BAHÇE’DE iyi ki Alex var diyorum. O oldukça bu takımın sırtı yere gelmez arkadaş... Oyunu, topu herkesten daha iyi takip etmesi, attığı iki gol onun kalitesinin göstergesi.. Üçüncü golde de korneri yapan Alex.. 2 gol, 1 asist.. Yani yine sahneye çıktı ve F.Bahçe’yi ipten aldı.. Üstelik bunu çok katı markajda olmasına rağmen yaptı.
DAUM GÖREMİYOR!
ÖZER Hurmacı’yı da ben çok beğendim. Kendini göstermek istiyor ve istekli oyunculardan bir tanesi. Gökhan Gönül’ü de iyiler arasına koyabilirim.
A.GÜCÜ maça iki kez ortak oldu. Hatta 2-2’den sonraki bölümde maçı koparıp gidebilirlerdi. Ancak Alex’i durduramadılar. F.Bahçe’nin bu savunmasını hiç tutmuyorum. Bilica’dan başlayan hatalar zinciri 2 gole yol açtı. Hatta çok da pozisyon verdiler. Çok yemedilerse şansları yanındaydı..
90 dakikaya baktığımız zaman F.Bahçe çok sıkıntı çekti. Bunun temel nedeni bu takımın girdiği karanlık tünel. Bu tünelden çıkmak için bu galibiyet bir ışık olabilir.. Ancak herkes şunu bilsin ki galibiyet en güzel örtüdür.
F.BAHÇE’DE ciddi sorunlar var. Eğer bunlar görülmek istenmezse, sorunlar halının altına süpürülürse başarı gelmez.. Bunun için yönetim gerekli hamleleri yapmalı..
HAMLE yapmalı çünkü Daum bunları göremiyor. O zaman ona yardımcı olmak lazım.. Gözüme çarpan bir olayı daha anlatmak istiyorum. Boş tribünlere konulan ancak eksik cümleyle kurulmuş bir pankart vardı. “30 milyon taraftarla yanındayız” yazıyordu pankartta.. Ancak acı olan şu ki, taraftarı bu takımın yanında ama teknik direktörü hep kayıp...