Trabzonspor’da neler yaşanıyor? Bordo mavili taraftar adeta isyanda! Başkan Nuri Albayrak ve yönetim kurulu üyeleri topa tutuluyor dersek pek abartmış olmayız. Trabzonspor Kulübü’nde 20 Aralıkta yapılacak kongre öncesi sıcak saatler yaşanıyor. Son alınan Galatasaray yenilgisinden sonra hem taraftarda, hem yönetimde yüzler asılmış. Trabzonspor’un üzerinde kara bulutlar dolaşıyor, kara bulutları dağıtmak için bordo mavili renklere gönül vermiş herkesin bir fikri var, çıkış yolu adına!
Trabzonspor çıkış arıyor... Galatasaray maçı sonrası geç bir vakitte Atatürk Meydanı’nda dolaşıyorum. 2 taksi şöförü sohbet ediyor. Kulak kabartıyorum, konu Trabzonspor. Ve şu cümleyi duyuyorum: “Maç vardı da biraz iş oldu. Ama Galatasaray’ı yenseydik daha fazla iş yapardık”. İşte Trabzon şehrini belkide en iyi ve en kısa şekilde ifade eden cümle bu. Trabzon’un kalbi Trabzonspor’la atıyor. Trabzonlu Trabzonspor’la yatıp kalkıyor. Saha sonuçları iyi oldu mu, yüzlerde gülüyor, cepler de doluyor!
Trabzonspor çıkış arıyor... Galatasaray maçı sonrası geç bir vakitte Atatürk Meydanı’nda dolaşıyorum. 2 taksi şöförü sohbet ediyor. Kulak kabartıyorum, konu Trabzonspor. Ve şu cümleyi duyuyorum: “Maç vardı da biraz iş oldu. Ama Galatasaray’ı yenseydik daha fazla iş yapardık”. İşte Trabzon şehrini belkide en iyi ve en kısa şekilde ifade eden cümle bu. Trabzon’un kalbi Trabzonspor’la atıyor. Trabzonlu Trabzonspor’la yatıp kalkıyor. Saha sonuçları iyi oldu mu, yüzlerde gülüyor, cepler de doluyor!
Genel kurul öncesi şu ana kadar 2 aday var, İbrahim Hacıosmanoğlu ve Hacı Yıldız... Başkan Nuri Albayrak henüz kararını açıklamadı. Eski başkanlardan Sadri Şener düşünüyor. Camiada meraklı bir bekleyiş var. Meraklı bekleyişte sorular hayli fazla... İşte bu süreçte Trabzonspor Genel Kurulu öncesi, soluğu Trabzon’da aldık ve sorulara cevap aramaya başladık. “Trabzonspor Çıkış Arıyor” başlıklı röportaj serimizin ilk konuğu Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü Zeyyat Kafkas oluyor.
Camiada en fazla merak edilenler 'Başkan Nuri Albayrak aday olacak mı?' ve 'Genel kurul sürecinde neler yaşanır?' Özeleştirileri, düşünceleri, sıkıntıları, derken aklımıza gelenleri biz sorduk, Zeyyat Kafkas cevaplandırdı...
Erdem EROL
Ligtv.com.tr
Haber Müdürü
Ligtv.com.tr
Haber Müdürü
"SAMİMİ BİRLİKTELİK BÜTÜNLÜK..."Zeyyat bey Trabzonspor'da yıllardır hep bir yapılanma süreci yaşanıyor. Yapılanma süreci sözü sürekli gündeme geliyor, öylesine söylenen bir söz olarak mı kalıyor, yapılanma başlıyor ama bir yerlerde bir problem mi yaşanıyor, maya mı tutmuyor, sıkıntı nereden kaynaklanıyor?
Yeniden yapılanma her zaman gündeme geliyor ama bu sağlıksız yapılıyor bence. O konuda size katılıyorum çünkü Trabzon dinamikleri hayata geçmediği sürece Trabzonspor’un yeniden yapılanması çok sağlıklı olamaz. Bugün bir bütünleşme, birleşme adı altında Trabzon’da toplantılar yapılıyor. Biz Trabzonlu, Trabzonsporlu olarak bu oluşumlara her zaman destek veriyoruz. Bu Trabzonspor’un sahipsiz olmadığını gösteriyor. Ama baktığımız zaman bunun bizi üzen bir yönü de var. Bu yeniden birleşme yapılanma için, bütünlük birliktelik olsun, Trabzonspor’un dinamikleri biraraya gelsin denilen toplantılarda mevcut yönetimin ne başkanı ne asbaşkanı hiçbir şekilde o istişarelere çağrılmıyor. O zaman bu yeniden bir birliktelik bütünlük olmuyor. Bir taraf eksik oluyor. Burada daha samimi birliktelik, bütünlükten bahsedildiği zaman icraatında aynısı yapılmalı. Çünkü bu kulübü 2 yıldır idare eden, ekonomik anlamda elini taşın altına koyan, iyi ya da kötü hatalarıyla, sevaplarıyla bir yönetim kurulu var, bir başkanı var. Bu birliktelik toplantılarına eski yönetici arkadaşlarımızın, eski başkanlarımızın katılımında eğer şu anki mevcut 2 yıldır süren süreçteki insanların başının veya asbaşkanının veya bir iki tanesini, isimlere takılı kalmıyorum, bu birliktelik bütünlük toplantılarına çağrılmaması, böyle bir bütünlük olacakmış havası yaratmış bende açıkçası.
"ALBAYRAK TRABZONSPOR'U YALNIZ BIRAKMAMALI"
Sohbetimizin bu esnasında dilim sürçüyor ve Olağan Genel Kurul süreci yerine Olağanüstü Genel Kurul süreci diyorum. Aynı anda düzeltiyorum ama Zeyyat Kafkas araya giriyor ve “Tabi alıştınız çünkü son 10 yıldır hep olağanüstü kongre olduğu için olağan kongre demek için sizin bile diliniz sürçüyor” diyor ve soruya devam ediyorum. 20 Aralık’ta Olağan Genel Kurul yapılacak. Bir süreç yaşanıyor. Bunun öncesinde oluşuma yönelik hareketler var, adaylar var, Başkan Nuri Albayrak bu sohbeti yaptığımız an itibariyle henüz adaylığını açıklamış değil. Sizin şahsi görüşünüz nedir, Nuri Albayrak aday olmalı mı olmamalı mı?
Yani benim söylediklerim Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü olduğum için biraz yönetimi bağlar. Sadece benim şahsi fikrim deme şansım yok ama hemen hemen Trabzon’daki bütün arkadaşlar, Yönetim Kurulu olarak düşüncemiz ortak olduğu için bu anlamda söylemekten kaçınmayacağım; Sayın Albayrak’ın bu süreçteki şu anda 2 tane aday var, Trabzonspor’u yalnız bırakmamalı diye düşünüyorum. Çünkü başlattığı çok olumlu projeler de var. Kulübün sportif anlayış haricinde yapılanma ve kalıcı gelirlerinin sağlanması anlamındaki Trabzonspor’un en büyük sorunlarından bir tanesi de bugün geçmiş yıllara baktığımız zaman ekonomik boyuttadır. Kulübün gelir gider dengesinin her yıl ortalama 15- 20 trilyon arası açık vermesidir. Bunun sebebi geçmiş yönetimlerdir veya bizdir diye böyle birşey kullanmak istemiyorum, bir şekilde durum budur. Şu an gelinen noktada Trabzonspor her yıl 15-20 trilyon bütçe açığı vermektedir. Dolayısıyla bugün şampiyon olacağım diye yola çıkmakla şampiyon olunmuyor. Şampiyonluk bir projedir. Öncelikle bu projeyi temin etmek, bunu masaya yatırıp bir yol haritası belirlemek gerekiyor. Bunun için de Trabzonspor’un ekonomik gelir gider dengesinin denk olması gerekiyor.
"TRABZONSPOR'UN ALBAYRAK'A İHTİYACI VAR"Bu anlamda Sayın Albayrak’a Trabzonspor’un ve Trabzon şehrinin büyük ihtiyacı var. Ben isimlere takılmıyorum, Sayın Albayrak’ı da 23 ay önce göreve gelmeden 10 gün önce tanıma fırsatı buldum. Dolayısıyla bugün benim için, Nuri Albayrak ismi altında konuşmuyorum, Trabzonspor’a verebilecekleri, Türkiye’deki konjonktürdeki yeri ve aile olarak Trabzonspor’a ne tür kalıcı gelirler sağlayabilir, Trabzonspor’un ekonomik problemini ne şekilde çözebilir ki bunun örneğini de hepimiz yaşıyoruz. Son 9 yıldır nihai sonuca eriştirilemeyen bir benzin istasyonu projesi bugün Sayın Albayrak döneminde ihale aşamasına geldi ve önümüzdeki 3-5 gün içerisinde ihale edilip kulübün kasasına 10 milyon dolar civarında bir kaynak sağlanacak. Her yıl da yine 1 milyon dolar civarında kalıcı bir gelir sağlanacak. Artı stat projesi var. Kimileri ulaşılamaz, hayal gibi görse de, zaten hayallerinizi ortaya koyarsanız başarılı olursunuz, bu başarılı olmuş insanların hayatlarına baktığınız zaman gerçekten herşey hayallerle başlar. Bence güzel bir hayal ve bu hayalin gerçeğe dönüşmesi adına olumlu gelişmeler kaydedildi. Onun da ihalesi yapıldı, bir süreç başladı. Sayın Başbakan bu anlamda tam desteğini veriyor. Bu stat projesi sadece Trabzonspor için değil Trabzon şehri için çok önemli bir proje. Trabzon şehrinin dünyaya, Avrupa’ya açılımını sağlayacak, Trabzon’un belki de büyük şehir fırsatını yakalayacağı bir proje. Bu projeye sadece Trabzonspor olarak bakmanın çok küçük bir pencereden bakılması olarak diye düşünüyorum. Konuya Trabzon şehrinin projesi olarak bakmak gerektiğine ve bu anlamda da herkesin sahip çıkacağına inanıyorum.
"ALBAYRAK'IN ADAY OLMAMAK GİBİ BİR LÜKSÜ YOK"
Bütün bunları topladığınız zaman ki, yine isimler önemli değil, son 2 yılda yaşananlara baktığınız zaman, Trabzonspor’un önünde bir süreç var, bu süreçte bir yol haritası belirlenmiş, Yönetim Kurulumuzdaki arkadaşlarımız da aynısını düşünüyor. Şu saatten sonra Sayın Albayrak’ın aday olmamak gibi bir lüksü yok. Aday olmalı ve bu başlattığı projeleri sonuna getirmeli, ondan sonra rahatlıkla Trabzonspor’u bırakmalı, ondan sonra kurumsal yapıya ulaşmış, kulübün kalıcı gelirleri, ekonomik anlamda dışarıya bağlı ihtiyacı olmayacak bir hale getirdikten sonra Sayın Albayrak’a biz de teşekkür ederiz. Daha yeni daha heyecanlı arkadaşlar gelir ve devam edilir. Ama şu aşamada bırakmasının doğru olmadığını düşünüyorum.
"KONGRE KAZANACAK LİSTELER DEĞİL"Kongre süreçlerinde delegeler önemlidir. Ama taraftar boyutu farklı işler. Avni Aker’deki taraftarın yüzde kaçı kongre üyesidir? Bu çok azdır ki bütün kulüplerde de böyledir. Şimdi taraftarın direkt Başkanı hedef alan istifa söylemleri var. Bu aşamada nasıl bir kongre süreci yaşanır? Bu süreç bir curcunaya, bir karışıklığa döner mi? Bu süreç Trabzonspor’a fayda mı, zarar mı getirir?
Zarar vereceğini çok düşünmüyorum. Trabzonspor büyük bir camia, neticede 3-4 aday da yarışsa kazananın Trabzonspor olacağı kesindir. Trabzonspor’da her kongre çok heyecanlı geçer ama neticede kongre sonrası da sarmaş dolaş kazanan kişinin eli havaya kaldırılarak samimi bir şekilde destek olunacağı sözleri verilir. Trabzonspor’un kurucularından hala hayatta olanlar var, bir Divan Kurulu var, bunlar sizin o şekilde bahsettiğiniz bir kargaşaya, curcunaya müsaade etmezler. Biz de şu an içeride görev yapan insanları olarak müsaade etmeyiz. Buna taraftarımızın da müsaade edeceğini düşünmüyorum. Trabzonspor’un karlı çıkacağı bir kongre olur ama burada önemli olan bence kongre kazanacak listeler değil de, Trabzonspor’u sağlıklı bir 3 yıllık plan proje içerisinde, şampiyonlıuk projesini hayata geçirecek, 3 yıllık bir yol haritasını ortaya koyacak bir yapılanma olmalı. Eğer tabii ki çok adaylı bir kongrede en büyük sıkıntı kongre kazanmak için yapılan listelerdir, ben kongre kazanmak için değil de çok sağlıklı uyum içerisinde aynı yöne bakabilen, aynı şeyi düşünüp uygulayabilen bir yönetim modeli ortaya çıkar diye umuyorum. Bunun için dediğimiz birlik bütünlüğün sağlanmması gerekiyor. Trabzonspor’da eski kurucularını kurulların, Divan’ın üzerine bence büyük görev düşüyor. Çünkü bu kargaşanın olmamasını sağlayacak kişiler sağduyulu kişiler onlardır.
Trabzonspor Yönetim Kurulu üyesi Zeyyat Kafkas olarak, yaptıklarınız ve yapılanlardan dolayı özeleştiri yapıyormusunuz?
Yapıyorum tabii ki.
"YANAL'I SEÇİM HAMLESİ OLARAK GETİRMEDİK"
O zaman bu özeleştiri üzerinden yola çıkarsam, şunu soracağım. Ben Ersun Yanal’ın göreve getirilmesini bir hamle olarak nitelendiriyorum. Ama görüyoruz ki Ersun Yanal ile de birlikte takımın skorlar çok olumlu olmadı. Yani burada yapılan transferlerden dolayı bir sıkıntı mı olduğu çıkıyor ortaya?
Özeleştiriyi 23 aylık süreçte çok yapıyoruz. Ben kendi adıma da keşke şunu söylemeseydim, keşke şunu yapmasaydım, yapmamamın daha doğru olacağı şeklinde eleştiriler yapıyoruz ama söylediğiniz konuya gelince öncelikle Ziya Doğan ile yolların ayrılması ve Ersun Yanal’ın göreve getirilmesini seçim hamlesi olarak görmüyorum ben. En azından Sayın başkanın böyle bir niyetinin olduğunu da düşünmüyorum. Trabzonspor için yaşanan süreçte en doğru olanın bu olduğuna inanarak Sayın Yanal’ı göreve getirdik. Sayın Yanal son yıllarda en başarılı teknik direktörlerden, kendini iyi yetiştirmiş, vizyonu olan teknik direktörlerden birisi. Çok iyi de bir ekibe sahip. Bu Trabzonspor’un şu anki geldiği noktada ihtiyacı olan bir kan değişikliğiydi ve Sayın Yanal ismi bu anlamda ortaya çıktı. Yoksa Sayın Yanal’ı biz seçim hamlesi olarak göreve getirelim de, katkı olsun diye bunu yapmadık.
"BAŞKANI KÜSTÜRMÜŞTÜR"Kaldı ki Sayın Albayrak’ın da şu anda aldığı bir karar değil, seçime katılıp katılmama kararı, bu son 1 yıldır Sayın başkanın düşündüğü ve tereddüt yaşadığı, bazı konularda Trabzon’a, taraftara, bizlere gönül koyduğu bir konu. Neticede geçmişe baktığınız zaman Trabzonspor’da bir hedefi olmadan başkanlığa gelen bir isimdir. Yani ne bir siyasi hedefi var, ne siyasi düşüncesi var, ekonomik anlamda da bence kendisinin değil 7 sülalesine yetişeceği kadar bir güce sahip. Bu anlamda Trabzonspor başkanlığının ona vereceği çok büyük bir artı yok. Çok büyük bir makam ve Sayın Albayrak ondan sadece onur duyuyor. Böyle bir Trabzonspor gibi sevdiği, onunla büyüdüğü bir kulübe başkan olmak onun için de çok büyük onur verici bir olay. Bu düşünceyle göreve geldi. Bir hedefi yok yani Trabzonspor’un başarılı olmasından ve o başarıların ekibinin başında olmaktan duyacağı hazdan başka bir hedefi de olmadan geldiği için şu aşamada yaşanan, bir yıl önce başlayan, taraftar arasında şahıslara kadar inen hakaret içeren tezahuratlar yapılması Sayın başkanı küstürmüştür. Geçmişte yöneticilik yapan bir çok isim, Trabzonspor sayesinde bir popülarite yakaladılar, siyasi partilerden teklifler aldılar, biryerlere geldiler, çok da güzel bu. Hepsinin de hakkıydı. Trabzonspor’un da onlara verdiği çok olumlu bir sinerji vardır. Bu da gayet güzel bir olgu. Yoksa hedef derken kimse kendi çıkarları doğrultusunda Trabzonspor’u kullanmamıştır, Trabzon’da yetişen bu değerler, mutlaka Trabzonlu olmanın verdiği zekasıyla, becerisiyle, bileklerinin hakkıyla bu yerlere gelmişlerdir. Trabzonspor’un burada bir markadır bir isimdir, bu markayla bütünleşerek gelmişlerdir. Ben Zeyyat Kafkas olarak Trabzonspor’da Yönetim Kurulu üyeliği yapıyorum. Çok onurlu bir görev. Basın Sözcülüğü yapıyorum. Kendimi de yüzde 50 başarılı buluyorum. Ama benim gibi Trabzonspor’da Basın Sözcülüğü yapabilecek, şu anda size 5 dakika içinde Trabzon’dan 25 kişi, 50 kişi yazarım. Trabzon’da böyle değerler oldukça fazladır.
"ÇOK ŞANSLI DURUMDAYIZ"
Ama burada önemli olan bizlerin bulunması değil, baştır. Trabzonspor başkanlığı çok önemlidir. Trabzonspor başkanının Türkiye’de bir konjonktöre sahip olması lazımdır. Bugün çok şanslı durumdayız, Sayın Albayrak güçlü bir ailenin bir ferdi. Türkiye’deki konjonktördeki, hükümetteki, iktidardaki gücü belli. Aynı şekilde camiada, Trabzonspor’un her kademesinde görev yapmış, bugün bakanlık yapan Sayın Faruk Özak var. Bunların birarada dinamik haline getirilmemesinin suçu bu toplantıları yapan arkadaşlardır diye düşünüyorum. Bu toplantıları organize ederken, bu birliktelik bütünlük mesajları verirken, Sayın Albayrak, Sayın Özak bunlar hep bir güç. Sayın Özak’ın Trabzonspor adına bir gücü var. Sayın Albayrak’ı zaten anlatıyoruz. Neden acaba bu dinamikler bir araya getirilerek Trabzonspor’un bu 3 yıllık veya 5 yıllık şampiyonluk projesi adı altındaki yol haritası birlikte belirlenmiyor? Birlik bütünlük budur.
Trabzonspor’da ekonomi adına, projeler adına söylediklerinizde bir başarı söz konusu. Ama saha skorlarına gelindiği zaman bir sıkıntı yaşanıyor. Siz her ne kadar Ersun Yanal bir kongre yatırımı değildir deseniz bile ki evet bir kongre yatırımı değildir, ama yapılan her hamle bundan sonraki tüm oluşumları tüm süreçleri etkiler. Dolayısıyla Genel Kurul sürecini de etkiler, Genel Kurulu da etkiler. Alınacak olan saha sonuçları pozitif olursa galibiyetler dolu olursa mevcut yönetim Genel Kurul’a daha rahat gider.
Etki eder ama Trabzonspor’un kaderi, geleceği bir maç iki maçın sonucuna göre belirlenmemeli.
"TRABZONSPOR'UN KADERİNİ BELİRLEMEMELİ"Ama taraftarların tepkisi farklı yönde oluyor.
Yani tepkiyi biz de kendi içimizde yaşamıyor muyuz birbirimize? Galatasaray maçından sonra gece 3’lere 4’lere kadar bunu tartışmadık mı? Galatasaray maçına bakıyorsunuz, ortada denk geçen, hiçbir tarafın birbirine üstünlük sağlayamadığı bir maç oldu. Aynı şekilde biz bir gol atsak, Galatasaray da gerçekten denk giden bir mücadele mağlup olmayı haketmemişti. Ama birbirlerine üstünlük sağlayamayan iki takımın mücadelesinde ki belki de futbolun güzelliği bu, bir taraf gol atacaktı ve golü atan kazanacaktı. Ve Galatasaray attı. Dolayısıyla bu Trabzonspor’un kaderini belirlememeli. Bu bizi üzmeli, şapkamızı önümüze koymalı, bunun nedenlerini niçinlerini araştırtmalı, bize de taraftarımıza da… Ama bu dünyanın sonu değil ve Trabzon’un geleceğiyle ilgili bağdaştırılmamalı. 23 yıldır bu söylediğiniz düşünce olduğu için bu baskı oluştu. Trabzonspor gibi bir kulübün formasını giymek ne demek, düşünebiliyor musunuz? Ama biz göreve geldiğimizde çok net yaşadık, 6-7 futbolcu ben gitmek istiyorum diyordu. Trabzonspor gibi bir kulübün formasını giymek istemiyordu, düşünebiliyor musunuz? Bunun neyle izahı olur? Bu toplumsal baskıdan dolayı. Tabii ki kazansak çok güzel olurdu, bugün ligin 2. 3. sırasında olsaydık çok iyi olurdu ama Trabzonspor’da bir teknik kadro değişikliği yaptık ve doğru yaptık. Sayın Ziya Doğan çok iyi niyetli bir hoca fakat başarılı olamadı. Ziya Doğan başarısız olmak için mi geldi buraya? Olabiliyor, kan uyuşmazlığı oluyor. Dünyanın ne kadar üstün hocaları bir takıma gidiyor, başarısız olabiliyor. Futbolcular da aynı şekilde. Demek ki bizim için doğru tercih değildi. Bunu Sayın Albayrak yapmadı, Yönetim Kurulu olarak yaptık. Dolayısıyla aslında bütün sorumlu Yönetim Kurulu’dur. Bunu kişilere indirmemek lazım. Biz bir teknik kadro değişikliği yaptık ama sahada oynayan, bu başarısız süreci yakalayan futbolcularda bir değişiklik yapmadık.
"TRABZONSPOR MAHKUM OYNAMIYOR"
Şurada kalmış ilk yarı bitene kadar 2-3 maç. Bence burada oyuncularımızın ortaya koyacağı performans hem Trabzonspor’un geleceği, hem kendi gelecekleri açısından çok önemli olacak. Yani burada teknik kadroyu değiştirdiniz ama Ersun Yanal’ın elinde sihirli değnek yok. Tamam belirli bir oyun sistemi değişti. Trabzonspor mahkum oynamıyor, prangalar çözülmüş, iyi işler yapıyor. Aynı anda 6-7 pas yapamayan takım şu anda 7-8 pas yapıyor. Baktığınız zaman Galatasray maçına, yüzde 52’ye yüzde 48’di. Ama önceki maçlara baktığımız zaman bir sis bulutu vardı Trabzonspor’un üzerinde. Bunun da tek sorumlusu Ziya Doğan değildir. Yaşanan süreçte, gelinen noktada bir kan uyuşmazlığı vardı ve Trabzonspor’a artık zarar veriyordu. O noktada da biz kongre geliyor, biz doğru karar vermeyelim, hoca getirmeyelim, altyapıdan hocamızla devam edelim diye bir düşünceye sahip olmadık. Trabzonspor büyük bir camia, büyük bir kılüp. Böyle bir lüks yok. 2 aylık bir süre kaldı diye geçici bir hocayla çalışma lüksü yok, bunu diyenlere hayret ediyorum. Çünkü Trabzonspor’un büyüklüğünü bence inkar ediyorlar.
"YANAL MÜTHİŞ BİR PROFESYONEL"Genel Kurul tarihiyle ligin ilk yarının bitmesi denk geliyor. Dolayısıyla burada transfer sözkonusu değil mi?
İnanır mısınız 40-45 gündür toplantılar yapılıyor. Asbaşkanımız, Futbol Şube Sorumlumuz Sayın Haşim Sayitoğlu ve Sayın Ersun Yanal’la. Ve bir kısmına ben de katılıyorum. Sayın Yanal’ın elinde 700-800 kişilik bir portföy var, 88-90 doğumlu oyuncular bunlar. Hepsi şu anda izlettiriliyor ve görüşülüyor. İzleme komitemiz hiç durmuyor. Biz görevimizin son dakikasında kadar görevimizi yaparız. Biz gider başkaları gelirse bu bilgileri kendilerine veririz. Çünkü Trabzonspor’da devamlılık olmalı. Biz sorumlu kişiler koltuğunda oturuyoruz şu anda. Sayın Yanal da gerçekten müthiş bir profesyonel. Kongre varmış, adaymış, başkan olurmuş olmazmış gibi bunun endişesini hiç yaşamadan, profesyonelce aynı çalışmasına devam ediyor. Çok iyi de bir yol katetti. Gelecek Yönetim Kurulu’nun önüne dosyasını koyacak ve Trabzonspor’da çok hareketli günler bence ara transferde başlayacak.
TRABZONSPOR OLMASA TRABZON'UN DOĞUDAKİ İLDEN FARKI OLMAZ"
En çok taraftardan mı, delegasyondan mı, camianın ileri gelen isimlerinden mi, yapılan açıklamalardan mı, yosa bunların ulusal medyaya veya yerel medyaya yansımasından mı yansıma şeklinden mi rahatsız oluyorsunuz, sıkıntı yaşıyorsunuz?
Yani bunu ben genel olarak söylemek istiyorum, bu sıkıntılar yaşanacaktır. Neticede Trabzon’da yerel medyanın da ortak paydası Trabzonspor’un başarılı olması. Biz iyi sonuçlar aldığımızda Pazartesi günleri belki gazeteler 10 bin satıyor, kötü sonuçlar aldığımızda onlar da 4-5 bin satıyor. Belki yarın bir kişi işsiz kalacak oradan. Çünkü Trabzonspor şehrin bir lokomotifi, bacasız bir fabrika. En çok üzüntü duyduğum şey Trabzonspor’un dinamiklerinin, ki hepsi bir değer, muhalefet hisleri içerisinde birlik bütünlük içerisine girmeleri. Halbuki Trabzonspor’un dinamikleri olarak girseler, muhalefet kelimesini kullanmadan girseler, Trabzonspor çok daha başarılı olacak. Ben bir tek bu serzenişi sunmak istiyorum. Çünkü ben Trabzonspor’un başarılı olmasını istiyorum. Trabzonspor iyi yerde olduğu zaman ben ticari hayatımda yurt dışında, her gittiğim yerde, işime dahi yansıyacak olumlu tepkiler alıyorum Trabzonspor sayesinde. Trabzonspor bugün olmasa bir düşünün, Trabzon’un doğudaki herhangi bir ilden hiç farkı olmaz. Trabzonspor için 4 büyük bir kulüpten biri diyoruz. Hayır, Trabzonspor Türkiye’nin en büyük kulübüdür, çünkü ekonomik gelirine, nüfus dağılımına, 40 yıllık mazisine baktığınız zaman başarılarıyla eğer orantılarsanız, diğer 100 yıllık kulüplerin aldığı başarıları da bir orantılarsanız Trabzonspor Türkiye’nin en büyük kulübüdür. Biz bu kulübü hepimiz belli bir ölçüde bu kısır küçükm çekişmelerden dolayı, dar çerçevelerden bakmamızdan dolayı hepimiz zarar veriyoruz. Kendimi de içine koyuyorum. Ben içerideyken belki yöneticiliğimiz son aylarında bunu daha net görmeye başladım.
"KONGRE KAZANMAK ADINA YAPILACAK LİSTEDE OLMAM"Başkan Albayrak aday olamlıdır dediniz. Aday olduğu taktirde yeni Yönetim Kurulu’nda yer alacak mısınız? Genel kanı da şu ki Nuri Albayrak aday olacak, bunu da ifade edeyim sorarken.
Buradaki süreçte diğer adaylar var mı, ne tür yapılanma oldu, bahsettiğimiz dinamiklerin durumu bunlar çok önemli. Seçim kazanacak bir liste oluşacaksa, onun içinde çok gönüllü olmayacağımı çok açıkca ifade edebilirim. Kendi şahsi düşünceme gelince, Trabzonspor’da yöneticilik yapmakla onur duyma hevesim ve heyecanım hala devam ediyor. Ve içerisinde olmaktan gurur duyarım ve istiyorum. Ama ben 3 yıllık olağan kongreye kadar uyum içerisinde aynı yöne bakabilen bir liste olduğu taktirde içinde görev almak istiyorum. Eğer kongre kazanmak adına bir liste yapılacaksa o listenin içinde olmamak daha iyi. Çok net söylüyorum.