Garip bir maç izledik. Dakika 80'de yazıyı yazdırmaya başladım. Kalan bölümün golsüz geçeceğini hiç sanmıyorum!
Yanılırsam da bu benim yanılgım değil iki takımın fırsatları peynir ekmek gibi yemesinden olabilir. Garip bir maç oldu dedim şundan; Beşiktaş maçın tamamında adeta tek kale oynadı. Sayısız fırsatı kullanamadı. Üstelik belki de son haftaların en istekli, en hevesli Beşiktaş'ıydı. Konya deseniz ilk yarıda bir defa geldi, ikinci yarıda bir defa; 2 gelişinde de golü atıp geri döndü.
Quaresma'nın çıkışının ardından Beşiktaş'ın hücumdaki gücünün azalacağını sanmıştım, yanılmışım... Beşiktaş'ın ne hızı, ne hırsı kesildi. Ama yakaladın mı atacaksın. Öyle net goller kaçtı ki, oyun geldi son on dakikaya sıkıştı. Ersan'ı maç boyu çok beğendim. Herhalde nazarımız değdi. Quaresma'dan sonra Ersan da sakatlanıp çıktı.
GÖZÜ KAPALI ATARDI!
Aslında Ersan'dan sonra Aurelio'nun stopere çekilip Necip'in orta alana alınması daha iyi oldu. Çünkü Necip, savunma anlayışı kadar hücum hevesi olan da bir futbolcu. Ancak dakikalar ilerledikçe ve de Beşiktaş'ın galibiyet golü gelmeyince bir ara çöker gibi olan Konya'nın direnişi de arttı. Hatta hücumu da düşünmeye başladı. Futbol bu, yakaladın mı atacaksın... Ama Beşiktaş, Guti'yi de, klasik golcüsü Bobo'yu da çok aradı. İddia ediyorum, Bobo, bu kaçan fırsatlardan en azından birisini, belki de fazlasını gözü kapalı gol yapardı.
Bu koşan Beşiktaş'ta gene en fazla dikkatimi çeken İbrahim Üzülmez oldu. İlk goldeki çaresizliğine de açıkçası üzüldüm. Rakibin üstüne mi gitsin, sağa mı sola mı baksın, bir kayakçı gibi slalom yaptı ancak Grajciar'ın golüne engel olamadı. Ama İbrahim'e gelene kadar Grajciar'ın kendi ceza alanı yayı üstünden topu alıp en az 50-60 metre sürüp golü atışında ne orta alandan ne savunmadan tek bir Beşiktaşlı oyuncunun önüne çıkamayışını, engelleyemeyişini hayretle izledim.
ÜZÜLMEZ'E ÜZÜLDÜM
Sen Beşiktaş'san rakibin 60 metre top sürüp gol atmasını, orta alanında savunmanla seyrediyorsan, demek ki takım oyunun da, yardımlaşman da, dayanışman da bir eksik, bir yanlış var.
Özetle Beşiktaş'ın hırsını ve hızını beğendim ama her zaman hırs ve hız yetmiyor. Bunlara çoğu kez yeteneği eklemek de gerekiyor. Bu kadar golü kaçırırsan bu kadar sıkıntıyı çekmeye razı olacaksın..
60 m depar attırmayacaksın!
21 Kasım 2010 12:41