Öncelikle her iki takım oyuncuları, tribünlerdeki taraftar sayısına bakarak karnelerini özeleştiri yapıp vermeli. Kendilerinde de olmayan heyecanı yansıttıkları Mardan Stadı’nda buruk bir futbol mücadelesi verdiler.
Herkes bildiği gibi oynadı. Çünkü iki takımın da iddiasız oluşu, oyuncularına da ‘kâbus’ gibi çökmüş. Sanki ligi bundan sonra ‘ekmek parası’ için bitirecekler. Ama ne olursa olsun eğer profesyonel futbol, ‘endüstriyel’ adını aldıysa; bırakın dönen paraları bu formaları giymenin hayali rüyalarını süsleyen bir sürü gencin olduğu bilinmeli...
Beşiktaş’ın yıldız futbolcularına sadece “Bir zamanlar” diyebileceğimiz bir görüntü ve bir olay verebiliriz. Kendilerini öylesine arattılar ki nostaljilerine dahi zararlı olan bir güvensizlik içinde sahada gezindiler. Simao, Quaresma ve diğerleri. Akıl almaz bir umursamazlıkla kötü örnek olarak son haftalarda adeta futbolumuza zarar veriyorlar.
Maçın renkli görüntülerinden biri de sahada gezinen Guti’ye arşivden çıkardığı bir vuruş yaptırarak kalesini hatalı boşaltan Ömer’in garipliğiydi. Beşiktaş’ın hiç değilse izlenebilir bir takım olma özelliğinin kaybolması gerçekten futbolseverleri üzüyor. Çünkü transfer bombaları patladığında diğer kulüp taraftarları da Beşiktaş’ı izleme heyecanı taşıyordu.
Antalyaspor’un da ligde beklentisinin kalmamasıyla hızla aşağıya doğru inmesi gelecek haftalarda sıkıntı yaratacaktır. Yakaladıkları gol pozisyonlarında Rüştü’nün eski takımına ve hemşehrilerine karşı kalesini kapatması 90 dakikanın dikkat çeken diğer yanıydı.
Ekrem’in attığı gol kendisinin özel tarzı. Zaman zaman ileriye çıktığında bu tip pozisyonları kendisi hazırlıyor. Haftalardır kazanamayan Beşiktaş morali bozuk da olsa galip gelebildi. Bu sonuç belki yöneticiler ve Schuster için önemlidir. Ancak biz maçı izlerken, oyun adına kalitesi olmayan ve Schuster’in tarif ettiği 60’lı yılların futbolu acaba bu mu diye düşündük?